kilisinsesi.com.tr
ANAHTAR ROLLER VE SAADET
Genel
26 Aralık 2019
Ahmet Laz

ANAHTAR ROLLER VE SAADET

Son günlerde, siyasetimiz yeni oluşumların ortaya çıkmaya başlaması ile birlikte iyice hareketlendi. Cumhurbaşkanının, yenilenen İstanbul seçimleri sonrasında mevcut siyasi liderlerle...

Son günlerde, siyasetimiz yeni oluşumların ortaya çıkmaya başlaması ile birlikte iyice hareketlendi. Cumhurbaşkanının, yenilenen İstanbul seçimleri sonrasında mevcut siyasi liderlerle görüşmesinin ardından, Fatih Erbakan öncülüğünde, ‘Yeniden Refah Partisinin’ kurulması, bugünlerde de eski Başbakanlardan Ahmet Davutoğlu öncülüğünde ‘Gelecek’ partisinin kurulması ve kısa sürede kurulması beklenen Ali Babacan önderliğinde yeni bir partinin sinyallerinin alınması, önümüzdeki seçimlere kadar siyasetimizin gündemini de belirlemiş durumda. Bundan sonra artık bu partilerin konulara bakış açıları ve eski Cumhurbaşkanlarından Abdullah Gül gibi siyasilerin yeni oluşumlara ne kadar yaklaşacağını takip edeceğiz.

Son seçimlerde görüldü ki, yeni yönetim sistemimizde de anahtar rolü üslenecek büyük küçük siyasi partilerimiz var. Bu anahtar partilerin en önemlilerinden biri de hiç kuşkusuz büyük bir misyonu temsil eden ‘Saadet Partisi’ dir. Öneminden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan, son durumu Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu ile külliyede bir araya gelerek değerlendirmişti. Erdoğan’ın Beraber çalışma teklifine, bazı düzenlemelerin yerine getirilmesi şartıyla olumlu bakan Karamollaoğlu, o şartların yerine getirilmemesi durumunda bir arada olmanın çok da anlamlı olmayacağını belirtmişti. Peki Karamollaoğlu’nun, Erdoğan tarafından kabul edilmeyen şartları neydi? Onurlu ve akılcı bir dış politika, Adil bir Adalet sistemi, Üretime ve sağlıklı rakamlara dayalı bir Ekonomi, Milli ve manevi değerlere saygılı bir Eğitim sistemi, Huzur veren bir aile ve sosyal politikalar, hırsızlığın ve yolsuzluğun sona erdirilmesi, Yandaşlık yerine Liyakata önem verilmesi… Böylece uzayıp giden bu kriterler, hepimizin hasret kaldığı değerler değil mi? Erdoğan, bunların hepsini de zaten yaptığını zannediyor. Erdoğan geçmişte, taban tabana zıt olduğu Süleyman Soylu’nun DP sini, Numan Kurtuluş’un Has Partisini kapattırarak onları kendi bünyesi içine katmış, onlara sürekli bakanlıklar, teşkilatlarına da meclislerde üyelikler vermişti. Bu durumu tekrar gerçekleştiremeyeceğini anlayan Erdoğan, kendi ikbalini garanti altına almak için yeni hamleler yapmanın gayretinde. Bu gayretinin sonucunu, yakın zamanda Yeniden Refah Partisinin AKP içine alınması ile göreceğiz.

Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu, 12 Aralıkta Habertürk TV nin ‘Nedir, Ne Değildir?’ programına katılarak gazeteci ve yazarların sorularını yanıtladı. Uzun süren programda, kamuoyunun beklediği akla gelebilecek her türlü soruya yer verildi. Karamollaoğlu kendisine yöneltilen sorulara ana başlıklar olarak şu cevapları verdi.

Türkiye, genç ve yüksek nüfusu itibariyle büyük bir ekonomidir. Borçlanarak büyümek ve kapalı ekonomi uygulamak yerine, üretim ekonomisini tercih etmelidir.

Irak’a müdahaleye destek olmak çok yanlıştı. Suriye’ye müdahaleye göz yummak da çılgınlıktır.

Aynı görüş içinde de ayrı düşünceler olabilir. Bunların bazıları tolere edilebilir. Toplum, AKP öncesi durumdan nefret etti ve AKP ye bir umut olarak sarıldı. Bugün artık AKP nin durumu iyice anlaşıldı.

Yeni bir ittifak ve oluşum için programları görmek gerekir. Adalet tam olarak sağlanmadan, hürriyet olmadan, liyakat olmadan ittifak olmaz. Bunlar olmazsa olmazlarımızdır. Ekonomi politikalarında üretime dayalı sisteme geçilmelidir.

Geçmişte yaptığımız ve halen devam eden seçim ittifakımız, baraj dolayısı ile zorunlu bir ittifaktır.

AKP nin uyguladığı metot, ötekileştirme, kutuplaştırma ve düşmanlaştırmaydı. Bu iflas etti. Kaybettiler. Şehir Üniversitesi için yapılan çıkış da bu minvalde…

Avrupa Birliği İsrail ile ittifak içindeki olduğundan, AB ye girmemiz mümkün değildir.

Saadet, Cumhurbaşkanı denetlenemediği için yeni sisteme karşıdır. Şeffaflık ve denetim önemlidir.

Bizim ümidimiz; Şu üç şeyi kim düzeltecekse, vatandaş ona gidecek.

1-İşsizlik, halkımız için en büyük dert,

2-İnsanlar geçim sıkıntısı içindeler (çalışıyor olsalar da geçinemiyorlar),

3-Adalete güven kalmadı.

Seçimler, büyük ihtimalle 2021-2023 arasında ve baskın şeklinde olacak.

Vatandaş açıklanan rakamlara değil, pazardaki fiyatlara bakar. Ekonomik rakamlarla oynanıyor. OECD ye göre de rakamlar, bağımsız kuruluşlar tarafından kontrol edilemiyor.

Kanal İstanbul, Türkiye’nin sırtına büyük bir yüktür. Verimli bir yatırım değil. Cumhurbaşkanının açıklaması gerçekçi değil. Karadeniz çevresindeki ülkelerin ticaret hacmi büyük değil ki proje rantabl olsun.

Diğer ülkelerde Otoyollar, bu kadar pahalı değil.

Yatırım ve ekonomi programları tamamen hatalı. Çalışan geçinemiyor, işsizlik had safhada… Otoyollarla, sanayi ve tarım yatırımları birbirine paralel gitmeli.

Fizibilitesi yapılmamış hiçbir yatırım başarılı olmaz.

Her ülkede halkın her kesimini kucaklayacak birine ihtiyaç var. Birçok ülkedeki krallar bunu sağlıyor. Cumhurbaşkanı, Parti başkanlığını bırakmalıdır.

Fetö ile fikri bir mücadele yapılamadı. Fetö nün siyasi ayağı nerede? Adalet mekanizmasında yanlışlar var. Adamın AKP içinde bir yere gelmesi için FG nin elini öpmesi gerekiyordu.

Devletin içine şüphe düşmüştür diyerek zanla göreve iade edilemeyen çok kişi var. Zanla adalet sağlanmaz…

Eh ne diyelim. Bunların hepsinin altına hiç tereddüt etmeden imzamızı atarız.

Sevgi ve saadetle kalın sağlıkla…

 

Bir Yorum Bırak

Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Designed By Cemil DOĞAN