A. Servet Yılmaz
A. Servet  Yılmaz
a.servetyilmaz@hotmail.com
AR-GE VE DESTEK MERKEZİ
  • 0
  • 593
  • 23 Nisan 2018 Pazartesi
  • +
  • -

Şehir, insanların birlikte yaşadıkları ve maddi-manevi tüm ihtiyaçlarını karşıladıkları yaşam alanıdır. Şehirlerin inşası ve planlamasında insan, canlı ve çevre faktörlerinin birlikte ve bütünlük içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Şehir planlamasında insanın tüm özellikleri; tarihsel geçmişi, kültürel birikimi, inanç ve değerleri, ihtiyaç ve istekleri, düşünce ve idealleri, geleceği ve nesilleri dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte Allah’ın insanı tavsif ettiği “Halifelik” vazifesi de dikkate alınmalıdır.
İlimiz, geçmişte olduğu gibi bugün de dışarıya göç vermektedir. Göç vermesinin birçok olumlu ve olumsuz neticeleri olabilir. Göç vermenin belli bir miktarı da zaruri görülebilir. Fakat bugün Türkiye’de göçün kontrolsüz ve serbest hareketi sonucu, büyükşehirlerimiz çok sıkıntı çekmekte ve gelecekte onları daha büyük sorunlar beklemektedir.
İnsanın temel ihtiyaçlarını karşılaması zaruridir. Bu ise belirli bir ekonomik sistemin varlığı, fabrika ve işletmelerin çalışması, üretmesi ve halkı beslemesiyle mümkündür. Şehrimizin sanayi ve ekonomi kaynaklı problemleri bulunmaktadır. İnanıyorum ki Polateli-Şahinbey Tekstil OSB projesi, devasa bir yatırım olarak hayata geçirildiğinde bu sorun da büyük oranda çözülecektir.
İlimizin coğrafyası, iklimi ve başka özellikleri göz önüne alındığında, tarım önemli bir sektördür. Tabi ki günümüzde küresel ve ulusal şartlar tarımdan farklı iş ve olanaklar da sunmaktadır. Örneğin; küçük de olsa teknoloji, medya, spor, sağlık ve benzeri iş sahalarında da yeni ve farklı çalışmalar yapılabilir. Bu anlamda yetkililer, şehrin insanlarını yetiştirerek, küçük çaplı bir teknoloji ve spor merkezi oluşturabilirler. Motor sporları gibi…
İlimizin stratejik kalkınma sahası öncelikli olarak ziraattır. Ziraat ürünlerimiz, azımsanmayacak üretim kapasitelerine sahiptir. Örneğin;
Üzüm: 100.000 tona yakın,
Zeytin: 60.000 tona yakın yıllık üretim kapasitesine ulaşmaktadır. Ayrıca bölgede çok dikkat edilmeyen ve bölge coğrafyası-iklimine uygun olan incir de önemli bir üründür.
Kur’an-ı Kerim’in değişik yerlerinde, Allah (c.c.) insanlara verdiği nimetleri ve cennet tasvirlerinde üzüm ve zeytin gibi iki nimete sıkça vurgu yapmaktadır. Bu iki nimetin açık isimlerle zikredilmesi önemlidir. Bu nimetlerin hem yeryüzünde hem de ahirette mükâfat olarak sayılmasının hikmetleri vardır. Ayrıca üzüm nimetinin iki farklı özelliğine temas eden ayetlerde; güzel ve faydalı bir nimet olmasının yanında, zararlı üretim yapıldığında sarhoşluk verdiği zikredilmektedir. Akabinde de aklını kullanan bir topluluk için bunların birer ayet olduğu ve rızık özelliğinin kullanılmasına vurgu olduğu görülecektir. Zeytinle ilgili olarak da hem yağ hem de sofralık özelliğine temas edilmektedir. Ayrıca zeytinin tüm toplumlar nezdindeki maddi-manevi önemine değinildiği gibi yağının önemine de temas edilmiştir. Kur’an-ı Kerim bu ürünlerin yanında diğer bir ürünü de zikretmektedir ki o da incirdir.
Üzüm, zeytin ve incirin ham halinin değil de doğal olarak işlenmiş ve farklı ürün türevleri oluşturulmuş şekliyle piyasaya sürülmesi, çok ciddi bir ekonomik kazanç sağlayabilir. Bu ürünlere yönelik halkın ve üreticinin kolayca ulaşabileceği bir araştırma-geliştirme ve destek merkezinin kurulması, çok büyük bir adım olabilir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken, bu işin yapıldığı bir binanın kurulması ve ilgililerin burada görevlendirilmesi değil, ilgililerin sahada aktif ve tanıtıcı çalışmalarda bulunmasıdır. Adana’nın Yüreğir İlçe Belediyesi, karpuzun farklı kullanım alanlarına yönelik yaptığı üç yıllık bir çalışma sonrasında, karpuz pekmezini buldu ve tescilledi. Bizim de pekmezin; kansızlık gibi bir takım sağlık sorunlarının giderilmesinde, yerli bir sıcak ve soğuk içecek olarak üretilmesi; bayram şekeri ve çocuklarımızın beğenecekleri şekerlemeler olarak kullanılması; çayımızda kullandığımız şeker yerine tatlandırıcı olarak ve küp şeker şeklinde bir üretim yapılması fikirlerini değerlendirmemiz gerekir. Zeytin için ise gıda sektörü yanında kozmetik ve sağlık sektörü de oluşturulabilir. İncirle ilgili ise bugün piyasada pek rağbet edilmeyen reçel üretimi teşvik edilebilir. Belki bu ürünlerin farklı mamullerini tespit ederek, ilimiz ve ülke ekonomisine yüksek bir girdi sağlayabiliriz.
Abdullah Servet YILMAZ
a.servetyilmaz@hotmail.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?