BAŞARININ SIRRI

BAŞARININ SIRRI

Merhaba

Düşündünüz mü hiç? İnsanlar neden not defteri taşır ve neden not tutma ihtiyacı duyaralar. Dünya tarihine yön veren insanların çoğunun cebinde taşıdıkları bir not defterlerinin olduğunu biliyor muydunuz? Tüm başarılı insanların ortak özelliği not tutmak…

İnsanlığın ürettiği neredeyse tüm fikirler önce kalemle vücut buldu; sonra kağıt üzerinde notlara dönüştü ve nihayetinde dünyayı değiştirdi. Bir başka bakış açısıyla şöyle de diyebiliriz. Not alınmayan fikirler yüzünden kim bilir ne kadar çok değerli düşünce kaybolup gitti.

 Genelkurmay arşivlerinde bizzat el yazısıyla not içeren 34 adet not defteri kime ait dersiniz?Elbetteki ULU ÖNDERİMİZ ATATÜRK’E. Savaştan savaşa koşan bir asker bir not defteri taşıyor. Yazılanlar emir yazıları, mektuplar ya da sefer günlükleri değil yanlış anlaşılmasın bizzat kendi kişisel düşüncelerini not almak için kullandığı defterler.

Saç şekliyle bile kendine dağınık dahi dedirttiren Albert Einstein  da kafasındaki düşünceleri yazmak için not defteri taşımış.

Dünyanın en başarılı iş adamlarından biri olarak kabul edilen Richard Branson’a kurduğu Virgin Holding’in en başarılı şirketlerinden bazılarının çok alakasız anlarda doğduğunu belirtmiş. Eğer not defterlerimizi açıp o anlarda gelen fikirleri yazmasaydık belki de bunlar hiç gerçekleşemeyecekti diyor.

Beyin aktif haldenin yanında dinlenme anında da çok fazla enerji harcar ve en parlak fikirler insanın aklına dinlenme anında gelir. Fakat bu fikirler anlık ve geçicidir. Şimşek çakmasını düşünün yüklü miktarda enerjinin toplanması ile oluşan o parıltı anlık ve geçicidir iste bu fikirlerde bir anda parlar ve geçer. Not tutulmayan o fikirler kaybolur gider.

Ünlü apple kurucusu Steve Jobs Harvard konuşmasında noktaları birleştirmekten bahseder bu noktaları ileri doğru birleştirmek değil geriye doğru giderek birleştirmek yani insanın geçmişteki fikirlerini tekrar hatırlayabilmesi için bir bakıma zihin deryasında kaybolmaması için fikirlerini not tutması gerekir. Bu fikirlere tekrardan dönüş ve onları bir araya getiriş yeni keşifleri ortaya çıkaracaktır der.

Hayatımızın her anında yeni bilgilere ulaşırız, aklımıza yeni fikirler gelir. Bunları düzenli olarak  unutulmalarını engelleriz, gerektiğinde de o bilgilerden yararlanabiliriz.  

·          İşittiklerimizin %20’sini hatırlıyoruz.

·          Gördüklerimizin %40’ını hatırlıyoruz.

·         Gördüklerimizin ve işittiklerimizin %60’ını hatırlıyoruz.

·         Yaptıklarımızın yani söylediklerimizin ve yazdıklarımızın ise %80’ini hatırlıyoruz.

Öyleyse, not almak hatırlamanın, unutmamanın dolayısıyla özel bir bilgi bankasına sahip olmanın  altın anahtarıdır.

“Gerçek bir keşif yolculuğu için yeni yerlere ulaşmak gerekmez…” diyor Marcel Proust “yeni gözlere sahip olmak yeterlidir.” İşte o yeni gözlerle daha iyi görebilmek için gördüklerini not etmek son derece önemli. Sonuçta hepimiz okur-yazarız. Kısmen okuyoruz ama iş yazmaya gelince… “Kâtip arzuhalim yaz yâre böyle” der yazmaya eriniriz.

Kalem beynimizin ve vücudumuzun en doğal uzantısı gibi. Onu kullanmaktan çekinmeyin. Çünkü yazı yazma ve not tutma becerilerinizi geliştirirseniz aslında bir anlamda vücudunuzun en değerli organlarından birini geliştirmiş olursunuz: beyninizi!

Aklınıza herhangi bir anda gelen fikir ne kadar küçük, büyük, basit ya da karmaşık olursa olsun onu hiç vakit kaybetmeden yazıya geçirin. Unutmayın “Söz vücut bulur” ama “uçup gitmemesi” için önce yazılması gerekir.

Kâğıda dokunan kalem, kibritten daha çok yangın çıkarır. Malcolm S. Forbes

Hoş kalın sağlıcakla…

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?MUSTAFA KORKMAZ isimli kişiye mesaj yaz