Mecit Özdağ
Mecit  Özdağ
mecitozdag@hotmail.com
EĞİTİM Mİ? CEZA MI?
  • 0
  • 594
  • 25 Nisan 2018 Çarşamba
  • +
  • -

Yeni Şafak Gazetesi yazarlarından Ali Ünlü, Milli Eğitim Bakanlığı 2017 yılı faaliyet raporu incelendiğinde öğretmenlerle ilgili çarpıcı sonuçlara ulaşmak mümkün diye bir yazı yazmış.
Yazmış olduğu köşe yazısında Milli Eğitim Bakanlığında çalışan öğretmen ve idarecilere ait çok ilginç sonuçlara ulaşmış.
Bende bir eğitimci olarak bu raporun öyle geçiştirilecek bir konu olmadığını sosyal bir konu hatta sosyal bir sorun haline dönüştüğünü düşündüğümden bu ilkyazımda bu konuyu siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim.
Ali Ünlü’nün yazısından öğrendiğimiz kadarıyla MEB 2017 yılında birçok personeline kınama cezasından tutunda maaş kesim cezasına kadar birçok ceza vermiş. Bu ceza verdiği personellerin birçoğu da idareci sınıfında görev yapan personeller.
Kime ne kadar ceza verilmiş bu yazımda ben bu sayıların üzerinde duramayacağım
Yalnız bir eğitimci olarak ve ceza almış bir MEB personeli olarak söyleyecek sözlerimde var.
Bu kadar personelin ceza almasında ne gibi etkenler rol almıştır?
Personellerin tümü bu cezaları hak etmiş midir?
Bu cezalarda Maarif müfettişlerinin kendilerine verilen talimatlar doğrultusunda karar vermeleri olmuş mudur?
Ceza verilen personele ceza verilmesinde dış faktörlerin, muhtarın, siyasi parti yöneticilerinin, belediye başkanlarının, servisçilerin, sendikaların etkisi olmuş mudur?
….. ve daha bir çok soruyu sorabiliriz.
Bu faaliyet raporundan anladığımız kadarıyla MEB idarecileri, eğitimcilere rehberlik yapmak yerine, eğitim yöneticilerini eğitmek yerine adeta onlara ceza kesmekle uğraşmış.
Elbette hak edene hak ettiği ceza verilsin, Ancak sudan sebeplerle bir ay önce ödül verdiğin yöneticini de, birilerinin isteği üzerine suçlu çıkarıp ceza vermek yakışmaz.
İnsanların itibarını zedeleyerek, itibar katline girmek biz eğitimcilere hiç yakışmaz.
Ne yazık ki bazıları kendilerine rakip gördükleri kişileri harcamakla uğraşıyor.
Canla başla köylerde ilçelerde imkânsızlıklar içerisinde görev yapan eğitimciler, basit gerekçelerle önce maaş kesme cezası akabinde ise nezaket ve hukuk dışı süreç işletilerek idarecilikten alınma işlemine tabi tutuluyor.
Maalesef günü geçmiş yönetmeliklerle emekler, idealler, itibarlar yerle bir ediliyor. Hâlbuki birçok mesele hiç soruşturmalara ve mahkemelere gerek duymadan çözülebilmeli.
Kamuda görev yapan birinin en küçük bir hatası istendiğinde aleyhine büyük bir suç işlemiş gibi gösterilmemeli, o kişinin yüzlerce başarısı hemen unutulmamalı.
Değerli okurlar,
Eğitim hiç birimizin üzerinde önemsemeden geçebileceği bir konu elbette değil. Fedakârca görev yapan eğitimcilerimize ve eğitim yöneticilerimize de sahip çıkmamız gerekir.
Birilerinin kaprisi yüzünden, gücü elinde bulunduran birilerinin menfaatine dokunulması yüzünden zor yetişmiş insanlarımızın harcanmasına müsaade edilmemeli.
Yetişmiş insan gücü az olan bir memlekette yaşıyoruz. Yetiştirdiğimiz değerlerimizi de basit sebeplerle birilerinin isteği için yok etmemeliyiz.
Üstelik biz eğitim camiası, hiç kimseyi ve hiçbir bireyi yok etmek için değil yaşatmak ve yüceltmek için varız.
Umarım Milli Eğitim Bakanlığıda eğitici ve eğitim yöneticisi arkadaşlara bu bilinçle yaklaşmaya başlar. Eğitimcilere yapılan haksızlıklar başlamadan yerinde bitirir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?