Mustafa Korkmaz
Mustafa  Korkmaz
mustafakorkmazbuhari@hotmail.com
FABRİKALARIN SATILMASI; ULUSAL BAĞIMSIZLIĞA VURULAN DARBEDİR
  • 0
  • 371
  • 19 Mart 2018 Pazartesi
  • +
  • -

FABRİKALARIN SATILMASI; ULUSAL BAĞIMSIZLIĞA VURULAN DARBEDİR

 

            SEVGİLİ okuyucularım fabrika demek, içerisinde mamul ve ya yarı mamul mal üretilen ve bacası tüten, bünyesinde, yüzlerce emekçinin ekmek yediği ve ülkemize katma değer üreten yer demektir.

            Fabrikaların satılmasını savunanlar, zarar ettiğinden bahsederek kendilerine bir haklılık payı çıkarmak istiyorlar. Bir fabrika neden zarar eder. Kurulu olan bir fabrikayı siyasi iktidar; kendi siyasi emelleri ne hizmet etmesi için kullanırsa. Yönetimin başına liyakatsiz insanları getirirse ve denetimi kaldırarak her türlü yolsuzluğa meydan verebilecek mevzuatları yürürlüğe koyarsa o işletme zarar eder.

            İşletmenin başına; bilgili, deneyimli, kendi alanında ehliyetini kanıtlamış, dürüst ve ahlak sahibi yöneticiler getirilirse ve denetime de açık olursa, siyasilerde o işletmenin üzerinden elini ayağını çekerse o işleme asla zarar etmez.

            Gelelim asıl meseleye.’’ Millî gazetede çıkan bir habere göre’’ABD’nin gıda devi’Cargill’ Türkiye’de artık kotasız şeker üretim yapacak.’’ Bu haberi okuyunca insan düşünmeden edemiyor. Bu şirket kimin ?. AMERİKANIN.   AMERİKA KİM?. Daha iki ay önce ülkemize saldırması için sınırımızda 50 bin kişilik terör ordusu kuran ve bunlara binlerce tır silahı bedelsiz veren, Devletimizin en üst yöneticileri tarafından da ağır bir dille suçlanan ve Kudüs’ü İsraillin başkenti yapan ve Ortadoğu İslam coğrafyasını kana bulayan İslam ve insanlık düşmanı katil ve hain bir devlet.

            Şu  anda zeytin dalı harekatı çerçevesinde kahraman Mehmetçik kiminle çarpışmaktadır?. Amerika denen bu emperyalist devletin ülkemizi bölüp, parçalamak için taşeron olarak kullandığı YPG denen terör örgütü il . Aklın alacağı bir icraat değil.

Size ‘’ALİ EKBER YILDIRIM ‘’kaynaklı bir haberi aktardıktan sonra yazıma devam etmek istiyorum.

 

Fransa Türkiye’yi “hedef pazar” seçerken, Türkiye’de canlı hayvan ve et ithalatı için kapıları açtı. Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine göre, 2010- 2012 döneminde Türkiye Fransa’dan yaklaşık 250 milyon dolarlık canlı hayvan ve et ithalatı gerçekleştirdi. Fransızlar bu işten çok memnun oldu. Sevinçle, “hayvancılığımızı Türkler kurtardı” diye açıklama yaptılar ve Türk tarım bakanı Mehdi EKER’e, şövalyelik nişanı taktılar.
Türkiye, canlı hayvan, et, ot ve saman ithal ederken; Tarım Bakanımızın Fransa’dan şövalyelik nişanı alması düşündürücü değil mi?’’

            Acaba yukarıda bahsi geçen bu 250 milyon dolar zamanında bizim hayvancılık yapan üreticilerimize verilseydi, bu gün et mi ithal ederdik, Yoksa et mi ihraç ederdik?.  BİZİM HAYVANCILIĞIMIZI; ACABA KİM KURTARACAK?.

            Sevgili okuyucularım, Eğer biz 780 bin km2 lik cennet gibi dört iklimi yaşayan bu topraklarımızda kendi kendimize yetecek tarım ve hayvancılık ürünü elde edemiyor isek burada bir yanlış gidişat var demektir. Bu konuları siyasi malzeme yapmadan bütün halkımızın düşünmesi gerekir.

 Bir insan siyasi inanç ve görüşünde serbest olmalıdır, âmâ yanlış bir iş ve eylem gördüğü anda da, kim olursa olsun demokratik usuller çerçevesinde fikir beyanında bulunup yetkilileri uyarmalıdır. Bir ülke, yüze gelen sanayi kuruluşlarını peyder pey özelleştirerek yabancı şirketlere kaptırmakla bir yere varamaz.

            Biz millet olarak bu güzel vatanımızda kendimize yetecek et, süt ve tarım ürünü üretemez de, bunları başka ülkelerden tedarik eder isek, İnanın, bir müddet sonra emperyalist devletler bu ülke topraklarını milli park ilaneder ve bizleride bu topraklarda et ve süt veren mallar gibi otlatırlar.

Yazık olur bu millete.

         ‘’kılıç ve saban; Bu iki fatihten birincisi ikincisine daima mağlup olmuştur.’’(Atatürk)

                                                                                                                                                       Mustafa KORKMAZ

                                                                                                                                                       Araştırmacı yazar

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?