Kadir Polat
Kadir  Polat
kadirpolat@kilis.edu.tr
Fizandan Mizana
  • 0
  • 1181
  • 09 Mayıs 2018 Çarşamba
  • +
  • -

[15:59, 8.5.2018] Kadir Polat: Harman yerinde davullar çalınadursun; isli kazanlarda pişen yemeklerin kokusu ilahi bir buhurdanlık gibi koca şehrin dışındaki harabelere, mabetlere kadar ulaşmış; kurtlar kafalarını kaldırıp ayın on dördüne ne kadar var diye saate bakmayı ihmal etmemişlerdi.

Bayramlıklarını giyen çocuklar, şehrin yeni yapılmış beyaz badanalı evlerini karalamakla uğraşırken büyük bir kalabalık izmaritleri ve yere düşen akasya yapraklarını toplamakla meşguldü.

Şehrin dışında, gürültüden uzak bir yerde, yaşlı ıhlamur ağacıyla neredeyse aynı yaşta olduğunu düşünen pir-i fâni biriktirdiği tohumları eteğinin ceplerinden çıkardı. Kitaplarda yazandan daha iyi biliyordu bu tohumların hangi hikmet ağacının, hangi marifet gülünün, hangi izan çiçeğinin özünden koptuğunu.

Avcunda sımsıkı tuttuğu tohumlar, elinin toprağı ve teriyle nerdeyse filizlenecekti.

Ne zamandır beklediğini ve tohumlarını verecek birini aradığını unutmuştu nerdeyse. Gün zevale, ömür kemale varmadan veririm, derdi hep içinden.

“Gidiyo bu garip eylenemez ki
Gerçek güneş gibi söylenemez ki”

…Bu ses de neydi ! Eski bir magirus minibüsün şoför koltuğunda son sesi ile Neşet Ede değil miydi bu?

Nihayet, aynı yolun yolcusu olduğu her halinden belli olan gencin avcuna koydu tohumlarını.

Aradan yıllar yıllar geçti… Pir-i Fâni ve Neşet aynı mizanda saf tutarken, ektikleri tohumlar çoktan sarmaşık olmuş;kıldan ince kılıçtan keskin denen sıratın üstünü kaplamış, yalınayak koşarak geçmeleri için dallanıp budaklanmıştı.

Enbiyalar,evliyalar uzun süre anlam veremediler bu sarmaşık kaplı yola. Onlar anlam vermeyedursun; Anadolu denen gönül coğrafyasına ekilen sarmaşıkların bir ucu fizanda bir ucu çoktan mizandaydı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?