Turgay Happani
Turgay  Happani
thappani@hotmail.com
HALK İÇİNDE MUTEBER BİR NESNE YOK DEVLET GİBİ
  • 0
  • 943
  • 27 Mart 2018 Salı
  • +
  • -

HALK İÇİNDE MUTEBER BİR NESNE YOK DEVLET GİBİ

OLMAYA DEVLET, CİHANDA BİR NEFES SIHHAT GİBİ

 

Osmanlı İmparatorluğunun onuncu padişahı , “Muhteşem Süleyman” olarak bildikleri Kânûnî Sultan Süleyman Han’ın hastalığında yazdığı beyt yüzyıllardır dillerde söylenir durur.

Sağlık üzerine söylenmiş en önemli özlü sözlerden birisi olan bu büyük Hakan’ın sözleri şu gök kubbe altında hâlâ yankılanıyorsa, hekimlerin ve devlet adamlarının masa ve duvarlarını süslüyorsa demek ki çok geçerli bir sebebi var. Neredeyse yarım asır hükümdarlık yapmış, o zamanki Süper Gücün, dünya hakimiyetinin ardından bu sözü söylemesi bize sağlığın, sağlıklı bir nefesin önemini daha iyi anlatıyor. Halkın gözünde devletten, iktidardan, güçten daha değerli hiçbir şeyin olmadığını, oysaki, bu dünyada sağlıklı bir nefes, yani sağlıklı bir an kadar büyük bir mevki ve daha büyük bir mutluluğun bulunmağının altını çiziyor, Cihan Hükümdarı.

Şan, şöhret, para, makam, mevki, sağlıklı bir nefesin yerini tutmuyor. Hayat onunla başlayıp onunla bitiyor, bir kere kaybedildikten sonra geri kazanma garantimiz de yok..Dünya senin olsa sağlık elden gidince en fakir sensin. Çünkü sağlık en büyük zenginliğimiz.

Yaşadığımız çağın sağlığımız açısından en büyük tehdidi “Oturmak”. Oturmak bize iyi gelmiyor. Metabolizmamız yavaşlıyor, göbek çevremiz genişliyor ardından insülin direnci oluşmaya başlıyor, kolesterol ve trigliseridin dengesi bozuluyor ve kaçınılmaz son; damar tıkanıklıkları, felçlikler, kalp krizleri… Şişmanlık, yüksek tansiyon ve diyabet maalesef ilimiz genelinde çok fazla görülen başlıca rahatsızlıklar.

Bu hastalıkların en önemli nedenlerinden biri yukarıda da bahsettim “Oturmak” yani “Hareketsizlik”. Naçizane benim her hastama reçetem belli: Az ye , çok yürü.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) sağlık konusunda mükemmel tavsiyelerde bulunarak; “Hastalık gelmeden önce sağlığının kıymetini bil”, “Allah’a en sevgili olanınız; az yiyenleriniz, vücut bakımından da hafif olanlarınızdır” diye buyurmuşlardır.

Batılı kaynakların “Hâkim-i Tıb”, “Hekimlerin Piri” olarak nitelendirdikleri İbni Sina, bin yıl önce kaleme aldığı “Küçük Tıp Kanunu” adlı eserinde “Hareket doğal ısıyı harekete geçirir, geliştirir. Hareketsizlik doğal sıcaklığı dondurur ve söndürür. Yemekten önce bir miktar hareket edin” demiş.

Yaklaşık 2.500 yıl önce yaşamış tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat zamanında ise eşeğe binmek statü göstergesiymiş. Günümüzde arabaya binmek gibi bir şey. Hipokrat o zaman “Bu adada eşeğe binenler yürüyenlerden daha erken ölüyor” diye tıp tarihine not düşmüş.

Gelin bizde artık yaşadığımız çağın modern eşeklerine binmekten vazgeçelim. Arabaya, motosiklete, asansöre elveda diyelim. Şu güzelim şirin Kilis’imiz de yaşamayı , sağlığımız açısından avantaja çevirelim. Az yiyelim, çok yürüyelim hem de yaz, kış, yağmur, çamur demeden yürüyelim. Koltuğa çakılı kalmayalım. Başlangıçta hafta da en az 3 gün 30’ar dakika yürüyün size yeter, sonra günde bir saat yürürsünüz. Yürümek beni kesmez ben koşacağım, ben bisiklete de bineceğim diyorsanız saygı duyarım ama nabzınıza da dikkat edin derim! Spor yaparken nabız hesabımızı iyi yapmamız gerekiyor. Formül basit. Yaşını 220 den çıkar, 80 ile çarp 100’e böl çıkan sonuç senin üst sınırın, nabız sayın bu sınırı geçmesin.

Dünyayı da, ahreti de kazanmak sıhhatli bir vücutla ile mümkündür.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?