A. Servet Yılmaz
A. Servet  Yılmaz
a.servetyilmaz@hotmail.com
HATALARIMIZIN FARKINA VARMAK
  • 0
  • 1476
  • 20 Ağustos 2018 Pazartesi
  • +
  • -

Bu yazıyı genelde idareciler için özelde ise veliler, öğretmenler ve din görevlileri için kaleme aldım. Bu sayede; toplumu ıslah, toplumsal kalkınma ve İslam Medeniyeti toplumuna inşa etme çalışma ve çabası olan kişilere bir fikir sunmak gayesindeyim.

Bugün içerisinde yaşadığımız dünya, insana maddi ve manevi etkileri açısından çok güçlü bir konumdadır. Dünya ve içindekiler insanları öyle etkilemektedir ki, geçmiş toplumların içerisine düştükleri hatalardan daha büyük hataların içerisine düşmüş vaziyettedir bugün insanlık.

Günümüz dünyasının elindeki maddi güç ve unsurlar, büyük oranda cehaletin yani şeytanvari ve nefsani yapıların güdümünde ve tahakkümündedir. Bu ise batılı hak, çirkini güzel, şerri hayr ve rezaleti nezahet diye takdim etmektedir. Bu sayede bunlar, insanların akıl, kalp ve ruhlarına nüfuz ederek, onları kendinlerine musahhar kılabilmektedir.

Bugün ki maddi-manevi durumumuz çok vahim… Bu duruma nereden geldiğimiz hususu uzun ve çok çetrefilli bir husustur. Çünkü kötülük bir tohum gibidir, işlenmeye başladı mı önü alınmazsa sonrası felaket olur. Öyle ki zamanla akıl, kalb ve ruh bunları makul ve doğru telakki edebilir bir hal almaktadır.

Günümüzde yaşadığımız her hadisenin bize müspet ve menfi tesirleri olmaktadır. Yani sizin sosyal hayattan kendinizi tecrid etmeniz ve toplumdan uzak tutmanız bir çözüm oluşturmamaktadır. Öyle ki nefret ettiğiniz zalim ve şer odaklarının Hollywood’a gösterime koydukları bir film, bir zaman sonra görselleri, sözleri ve kurgusuyla sizin çocuklarınızın gözüne, sözüne ve düşüncesine dönüşebilmektedir. Bunun tersini söylemek, gerçekleri görmezden gelmekten başka bir şey değildir.

Elimizdeki genç nesil; ülkemiz, Ümmet-i Muhammed ve insanlık için birer kurtarıcı  ve İslam Medeniyeti Yıldızları olarak yetiştirilmesi gerekir. Bu yetiştirme ise çok yönlü, uzun soluklu, dünya-ahiret dengesinde olması gerekli bir programla mümkündür. Bizim elimizdeki genç kuşağa yüklediğimiz ve özüne yerleştirmeye çalıştığımız değerlere karşı; onu ifsad eden, bozan, kötü ve şerli kılmaya çalışan etkin unsurlar o kadar çoğalmış ki… Yani sizin bir senede düzelttiğiniz insanı, bir film, görsel medya unsuru, haber ve benzeri unsur bir anda yerle bir edebilmektedir.

Bugün ülkemizin maruz kaldığı siyasi ve ekonomik saldırılar, bizi bir nebze olsun hatalarımızın farkına varma fırsatı sağlamıştır. Çünkü yıllarca dolar gibi zalim bir sistemin değirmenine su taşıyan bir işe alet oluveriyorduk. Yine güncel krizler, zulmü ve cürmü cümle alemce malum olan Amerika Birleşik Devletleri’nin tezgah, tuzak ve hilelerinin farkına varma olanağı sundu geniş kitlelere.Bunlara ek olarak bu sayede, İslam kültür mirasından ne kadar uzaklaştığımızı görme olanağımız oldu. Dolar ve benzeri yabancı paraların yanında yabancı içerikli kültürel öğelerin; çocuklarımızın kıyafetlerinde, şapkalarında, çoraplarında, atletlerinde, defterlerinde, suluklarında ve bizim dahi birçok günübirlik kullandığımız eşyanın en dikkat çekici yerlerinde görsel bir şekilde izlerini görüyoruz. Bu sayede bunlar,bize sevdirilmeye, alıştırılmaya ve özümsetilmeye çalıştırılmaktadır.

Bayram alış-verişi için gittiğimiz mağazalarda, çocuğunuza alacağınız bir kıyafetin üzerinde yerel ve milli hiçbir unsurun izini ve emaresini bulamıyorsunuz. Bunun aksine ise ne idüğü belirsiz, hayali ve bize her yönüyle zıt karakterlerin albenili resim ve figürlerini görüyorsunuz. Bunları tercih etmeyip yazısız bir kıyafet aradığınızda ise tamamen pes ediyorsunuz. Yani bunlardan birilerini almaya mahkum hale getiriliyorsunuz. Halbuki bunları üreten firmalara baktığınızda ise tümü yerli ve milli firmalardır. Daha enterasanı ise meyve ve sebzelere bile yabancı bir hüviyet verilerek, İslam kültür mirası yok edilmeye çalışılıyor. Portakala verilen “Washington” ve üzüme verilen “Victor” isimleri de bundan nasibini almıştır.

İşin özü, bugün bizim batıya ve benzeri güçlere karşı vereceğimiz birçok tepki bulunmaktadır. Üreticilerimizden tüketicilerimize, idarecilerimizden halkımıza kadar herkesin yabancı hayranlığı ve cehâlet tuzakları bağlamında hatalarını farketmesi ve tez zamanda bunlardan dönmesi gerekir.

Yaz kurslarında eğitim-öğretim verdiğimiz çocukların üzerlerindeki kıyafetlerde bulunan görseller, çocukların saç ve diğer kişisel özelliklerindeki model ve tasarımlar, dillerindeki kelime ve ifadeler, fikirlerindeki mantık ve esaslar tümüyle yabancı kültürün kodlarını ve argümanlarını içermektedir. Dolardan önce çocuklarımıza dikkat kesilmeli ve kime tepki vermek, yön vermek ve rota göstermek gerekiyorsa onları bu konuda uyarmak gerekir.  Bu kişiler; belki bir kıyafet üreticisidir, belki bir film şirketidir, belki bir okul araç-gereçleri üreticisidir, belki bir tv kanalıdır, belki bir gıda üretim firmasıdır, belki bir yayınevidir, belki bir reklam şirketidir. Bugün bizler batı ve benzer özendirmelerinin önüne geçmeli; herkesimi yerel, milli, tarihi ve kültürel öğelere yönlendirmemiz gerekir. Yoksa bu unsurlar ve öğeler akıl, kalb ve ruhumuzu istila eder hale gelecektir. Bu ise dolardan daha tehlikelidir.

Abdullah Servet YILMAZ

a.servetyilmaz@hotmail.com

Not: Bu tür yazılar, yayınlandıktan sonra sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanması ayrıca faydalı olacaktır.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?