Erol Erkoç
Erol  Erkoç
erolerkoc@kilisinsesi.com.tr
KADERSİZ KİLİS
  • 0
  • 420
  • 04 Nisan 2018 Çarşamba
  • +
  • -

Son günlerde yaşanan ve yaşadığım olaylar, sosyal medya üzerinden Kilis’in son durumunun içler acısı olduğunu belirten paylaşımlar ve çaresizlik söylemleri, Kilis ve Kilis halkının bunu hak etmediğini bu konularda kimsenin elini taşın altına koymadığı gibi yorumlar bugün beni bu yazıyı yazmaya mecbur bırakmıştır. Bundan dolayı bana kırılacak ve sitem edecek büyüklerimden ve dostlarımdan şimdiden kusura bakmayın diyorum…..

Evet biraz geriye gittiğimizde Kilis kendi kendine yeten, işsizlik ile fazla sıkıntı çekmeyen en fakirinin bile evine ekmek götürdüğü belki yüzölçümü ve nüfusu küçük olan ama kendi kocaman dünyasında mutlu, huzurlu, sakin  81 il içerisinde terör olmayan tek ve mütevazi bir şehirdi…

Peki ne oldu da   bir anda bugünkü ve karamsar bir şehir haline geliverdi diyecek olursanız; onuda size kısa kısa konu başlıkları adı altında dilimin döndüğünce anlatayım…

İlk önce 2012 yılında AKP adı altında Ampul simgesini de yanına alarak Türkiye’yi aydınlatmaya geliyoruz sloganıyla bir siyasî parti girdi hayatımıza ve hali hazırda hükümet olarak devam etmekte.. iktidar olan bu siyasî parti gün geçtikçe ve gücü her türlü elinde bulundurdukça söylemleriyle ve yaptıklarıyla insanları kutuplaşmaya, ya taraf olacaksın yada bertaraf söylemleriyle de kendisinden olmayanlara hiç bir şekilde iş imkanı verilmeyen hatta yeri geldiğinde çalıştığı şirketten bile atılan işsiz insanlar çoğalmaya başladı memleketimizde…..

Sonra bu hükümetin ve yerel yönetimlerinin özelleştirme adı altında çoğu fabrikaları elinden çıkararak veya zarar ediyor deyip kapatarak yeni işsizler yaratılmaya başlandı. Her şehirde olduğu gibi Kilis ‘imiz de de Kilis Suma Fabrikası şahıslara verildi ve Kilis en önemli geçim kaynağı olan tarımcılık alanında bağcılıktan ve üzümünden oluverdi.  Şuan ki üzüm fiyatları da bunun göstergesi ve sorunlarımızdan bir tanesi….

Başlangıcı benim ve birçok insanımızın yanlış olduğunu belirttiği ve şuan doğru ilerleyen Suriye politikası da Şehrimize ikinci ve en büyük darbeyi vurmuştur.

Çünkü büyüklerimizin her konuşmasında bizim rızkımız kıblemizdedir dediği Öncüpınar sınır kapımız işlevini kaybetmiş SURİYE ile olan ticaretimiz bitmiştir. Tabi daha bu politikanın getirdiği  kendi nüfusundan daha fazla Suriyeliyi misafir etmesi  Şehrin hem ekonomik hem demografik yapısını değiştirmiş haksız rekabet, kayıt dışı işyeri edinme, Kilis’in iyice yok olan ekonomisine öldürücü bir darbe vurmuştur. Bunlar bu şekilde cereyan ederken Kilis şehri ve halkı da savaştan nasibini almış ve aralıklarla da Şehre ve insanlarımızın üzerine düşen roketler sonucu inşaat sektörü başta olmak üzere müteahhitlerimiz iflâs etmiş, esnaf kepenk kapatmaya başlamış insanımız düşen roketler sonucu can vermişlerdir. Kilis esnaf ve halk olarak çok zor günler geçirirken Afrin harekatı başlamış Şanlı ordumuzun yiğit Mehmetçiği Zeytindalı harekatı  adı altında Suriye topraklarına girerek Ülkemizin beka sorununu ortadan kaldırmak uğruna şehitler vererek milli bir başarı elde etmiştir. Bu süreçte Kilis esnafı ve halkı olarak bütün sıkıntısını unutarak her koşulda Devletinin ve askerinin yanında olmuştur. Artık Kilis için hiçbir tehlike ve endişe kalmamıştır tek istediği şey Devletinden  yani iktidardan çöken ekonomisi için kalıcı çözümler ve yatırımdır. Ama ne yazık ki 5 yıldan beri göremediği desteği yine görememiş savaşın en büyük mağdurlarından olmasına rağmen Afrin bölgesinin yapılanması yine bizleri ve şehrimizi yok sayarak son darbeyi de vurarak Hatay ve Gaziantep’e verilmiştir.

Şimdi bu yukarıda belirttiğim olaylar bu şekilde seyrederken hani şikayet ettiğimiz kimse elini taşın altına koymadı koymuyor dediğimiz vekillerimiz belediye başkanımız, STK`lar, oda başkanlıkları, birlik başkanı, siyasi parti başkanları sizler ne yapıyorsunuz, ne yapmaya çalışıyorsunuz her konuşmanız da “herşey Kilis için” deyip hiç bir şey yapmayıp ta üzerine memleketin en güzel yerleri cüzi ihalelerle yabancılara veriliyorken kültürel ve tarihsel değeri olan neşet efendi konağı bir vakfa bir derneğe verileceği söylenirken muhalefet olarak siz ne yapıyorsunuz, insanlara kadro verileceği açıklandıktan sonra işten çıkartılıp yerleri ne başkasını alanlardan hesap sorma adına hangi mücadeleyi veriyorsunuz ve neyin mücadelesini veriyorsunuz..

Yazık…

Çok yazık…

Yazımın sonunu da siz değerli KİLİS halkına ayırarak size seslenmek istiyorum; artık sizlerin de uyanma zamanı gelmedi mi, daha ne zamana kadar birlik ve beraberlik içerisinde olup şehrinize esnafınıza müteahhidinize, çocuğunuzun geleceğine sahip çıkmak adına bunun bir siyasi mesele olmadığını kavrayıp memleket meselesi olduğunun idrakine varacaksınız..

Gün tek yürek, tek vücut, tek ses olup memlekete sahip çıkma günü yoksa yarın çok geç olabilir…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?