Ahmet Laz
Ahmet  Laz
ahmetlaz@hotmail.com.tr
KARA GÜNLERE VEDA VAKTİ
  • 0
  • 421
  • 01 Mayıs 2018 Salı
  • +
  • -

Seçimlere çok az bir süre kaldı. Bugünlerde aday adayları birer birer ortaya çıkıyor. Adayları, niyetlerine göre birkaç kategoride değerlendirmek mümkün. Aday adaylarının, aday statüsüne gelmeleri ve seçilebilecek yerlere yerleşmeleri o kadar kolay değil. Zaten bazılarının böyle bir umudu da yok. Özellikle hizmette başarılı olamamış eski siyasetçiler, sadece partilerine üç beş kuruş yardımda bulunmak ve halktan kopmamış olduklarını göstermek için aday oluyorlar. Bürokratların da çoğunun adaylıkları, kısa sürede daha üst makamlara kolay yoldan gelmek için oluyor. Aday adaylarının içinde, çevresinde toplanan yalakaların pohpohlaması ile kendini vekilliğe uygun görenler de var. Ama halkımız inşallah, seçimini titizlikle yaparak ilimize ve milletimize faydalı olacak iki vekili seçecektir.
Seçimler, demokrasinin temelini teşkil eder. Seçimi olmayan bir demokrasi, demokrasi olarak nitelendirilemez. Seçim de çok olandan yapılabilir. Yani birçok alternatifi olan partiler, önce aday adaylarını değerlendirir, yeteri kadar aday çıkarır ve bu adayları seçmenlere sunarlar. Seçmenler de bölgenin ihtiyaçlarına göre kararlarını vererek gerekli kişilere desteklerini yaparlar. Bu aşamaların birinde yapılacak hileler ve dalavereler, o seçim mahallinde yıllarca sürecek bir kaosa neden olur. İnsanlar hallerinden şikâyet eder, yapılan hizmetlerden memnun olmazlar. En yakın seçimlerde de, geçmişteki seçilmişleri ya mükâfatlandırır, ya da cezalandırırlar.
Nitelikleri uygun, vasıfları yüksek adayları hem bölgemiz, hem de ülkemiz için iyi değerlendirmemiz lazım. Yetersiz, beceriksiz ve uyumsuzları seçersek, onlar da kendilerine benzer kişileri il yöneticiliklerine ve yardımcılıklarına getirmezler mi? Yakın geçmişte, İlimizde birçok hizmetin gelmesine sebep olan yöneticilerimizden biri, bir vekilin illegal isteğini reddetmesi nedeniyle kapı dışarı edilmişti. Ancak şimdi Gaziantep, bu kişiyi en güzel şekilde değerlendirerek bağrına basmıştır. Beyefendi, dürüst ve çalışkan bürokratlar birer birer İlimizden giderken ağzı küfürlü, işe yaramaz tortular bizim başımıza kalmaktadır. Doğrusu, hırsız hırsızla, arsız arsızla, dürüst de dürüstle çalışır. Sıkıntıyı çeken, ya da refaha ulaşan da halkımız olur.
İlimizde bulunan üniversitemizde, geçtiğimiz yıllarda ikinci eğitime son verilmişti. Bundan dolayı öğrenci sayısında ciddi düşüş yaşanmıştı. Bunun zararını, Kilis olarak çok çektik. Şimdi ilave bölümler açmaya gayret eden yeni rektörümüz sayesinde, öğrenci sayısında ciddi artışlar yaşanıyor. Aynı durum akademisyen ve idari personel sayısını da yükseltecek. Demek ki çalışınca oluyor. Rektörümüz, eski Kilis evlerini değerlendirerek araştırmacılar, kültür değerlerimiz ve ilimize gelecek misafirlerimiz için otantik mekânlar oluşturuyor. Satın alındıktan 3 ay gibi kısa bir zaman içinde faaliyete geçirilen konaklar, birçok önemli ihtiyacı karşılıyor. Rektörlüğümüz, yeni projeler için sürekli arayışlar içinde.
Tarihi yapıları ve değerleri ile Kilis, adeta bir açık hava müzesi gibidir. Bu durumu değerlendirerek Kilis’i bir turizm merkezi haline dönüştürmek, aslında çok da zor olmayan bir çalışma ile yapılabilir. Birkaç yıl öncesine kadar içinde Kur’an-ı Kerim eğitimi verilen, Tekke camiinin yanındaki Yoksullara Yardım Ve Eğitim Vakfı’na (YOYAV) ait, ünlü bestekârımız Alaaddin Yavaşça’nın doğup büyüdüğü ev, Valilikçe müzeye dönüştürülmek üzere istimlâk edilmişti. Ne yazık ki o hali ile bugüne kadar yıkılmaya terk edilmiş ve bir harabe haline getirilmiştir. Ev ile birlikte sergilenmek üzere İl Kültür Müdürlüğüne teslim edilen, Kilis kültürünü yansıtan eski eserlerin akıbeti de belli değil. Aynı durumdaki İl Özel İdaresine ait ARCA oteli de yağmalanmış ve harabeye dönmüş durumda…
Belediye Başkanlığımız maalesef şeffaf değildir. İhaleleri yapma ve yönetme şekli, büyük tepkiler almaktadır. Kurumsallaşamamıştır. Gastronomi dersinden sınıfta kalmıştır. Kilis, bu dönemde iyi tanıtılamamıştır. Bacasız sanayi demek olan potansiyel turizm, canlandırılamamıştır. Aksine ikbal kaygılarından dolayı Kilis’ten çevre illere kafileler organize edilmiş, Kilis turist avına giderken, çevre illere adeta av olmuştur. Yetkililer, arada bir TV79 a çıksalar da, sorulacak sorular ve soru soracak kişiler, önceden belirlenmekte olduğundan dolayı güven ortamı da kaybolmuştur.
İlimizde 3 yıldan beri bir hastane kurulması gündemde. Başta Başbakan ve bakanlar olmak üzere her gelen bu yatırımdan bahsediyor ve en kısa sürede yapılacağını müjdeliyor. Hatta yer belirleme süreci tamamlanıp, arsa için yüklü bir bedel dahi ödendi. Ama inşaata bir türlü başlanamıyor. Gecikilen her ayın Kilis için maliyetini hesaplayan yok. Biz kabaca bir hesap yapalım. Mevcut hastanemiz, yakın tarihte eklenen binasıyla 321 yatak kapasitelidir ve son günlerde gündeme taşındığı kadarıyla büyük ihtiyaç olan bir kemoterapi servisi dahi yoktur. Yeni yapılacak hastane, 520 yatak kapasiteli ve her ihtiyaca cevap verebilecek düzeyde olacaktır. Bu yatırımın bedeli de yabancı kaynaklarca tahsis edilmiş durumdadır. Yani yokluk ve yoksulluktan dolayı bir gecikme, söz konusu da değildir.
Yeni hastanenin yapılması ile birlikte, mevcutlara ilaveten 1200 civarında sağlık personeli şehrimize gelecektir. Yapım aşamasında çalışacakların yanında, ilimizde veri kayıt, şoför, güvenlikçi ve diğer hizmet dallarında çalışacak çok sayıda boş eleman iş bulacaktır. Gelecek olan bu kadar personel, Kilis’ten ev kiralayacak, ihtiyaçlarının büyük kısmını da Kilis’ten temin edecektir. Her bir sağlık personelinin aylık olarak alacağı ücret ve döner sermaye payını ortalama 10 bin TL olarak düşünürsek bu yatırım, ilimize ayda en az 10 milyon TL (eski parayla 10 trilyon) doğrudan katkı sağlayacaktır. İnşaat sektörümüz canlanacak, manifaturacısından kuaförüne, kasabından tatlıcısına, bakkalından fırıncısına her esnaf, bu gelirden sürekli ve düzenli olarak istifade edecektir. Bu hesabı yapamayan yetkililerimiz, son günlerde ilimize gelip, önceden tespit edilmiş yerlerden yapılan bir-iki bin TL lik alışverişleri, adeta şov yaparak başarı imiş gibi sunmaktalar.
Açıkça önümüzdeki seçimlerde Kilis’te AK Parti oy kaybına uğrarsa, bunun en büyük sorumluları bu projeleri hayata geçirmemek için var güçleri ile çalışanlar olacaktır. Benden söylemesi…
Seçimlerle birlikte, kara günlerin geride kalması umuduyla kalın sağlıkla…

Ahmet Laz
ahmetlaz@hotmail.com.tr

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?