NEREDEN BAŞLASAK !

NEREDEN BAŞLASAK !

Merhaba,

Geçenlerde kendimizi keşfetmek konusunda hasbıhal etmiştik. Peki, nerden başlasak bu işe dediğinizi duyar gibiyim…

Düşünmemizi, akıl yürütmemizi, algılarımızı özümsememizi sağlayan organımızı(BEYNİMİZİ)nasıl kullanmamız gerektiğinden başlamak isabetli olacak sanırım.

İşin özü orda yatıyor anlaşılan! ! !

Bildiğimiz kadarıyla bütün algılarımızın, düşüncelerimizin, HERŞEYİMİZİN merkezi sert bir kafatasına yerleştirilmiş oldukça yumuşak olan organımız beynimizde.

Bu et parçası sizi temin edebilirim ki bu evrende görüp görebileceğiniz en karmaşık yapı…

Sinirbilimcilerin şu sözüne her okuduğumda hayran kalmışımdır.”Beyin bir hayatta kalma donanımıdır. Evrenin en gizemli organıdır.”

Peki, nasıl çalışıyor bu karmaşık yapı? Madde yapısında neler var?

Beyin 1 lt su,160gr yağ, 110gr protein, 15gr şeker, 10 gr tuzdan meydana geliyor. Evdeki mutfakta hepsi var san ki! Karıştırıp bir beyin mi yapsak! Eeee karıştırıp yaptık bu harç akıllı değil zeki bir şey olmuyor. Çünkü canlılık dediğimiz BÜYÜK ŞEFİN özel sosu var. Yani bu basit maddeleri çok karmaşık hale getiren bir organizasyon sistemi var. Nöronlara sahip ve bunlar arasında mükemmel bir bağlantı var.

Bu karmaşık yapıyı ormandaki ağaçlara ve bu ağaçların köklerine benzetmek mümkün. Ağacın gövdesi hücrelerin çekirdeği kökleri de sinapsları. Hücrelerimiz bu sinapslar sayesinde haberleşiyor. Yani yeni bir şey öğreniyorken bu esnada bol bol nöronlar arası bağlantı kuruyoruz. Ne kadar çok bağlantı o kadar çok öğrenme. Düşünün hepimizin kafasında bu ağaçlardan 100 milyar tane var. Bu 100 milyar tane sinir hücresinin sadece %15 kadarı ancak aktif kullanabiliyoruz. Belki de daha az…

Kafamızdaki ormanda yer alan her bir ağacın köklerinde binlerce uzantı var. Toplamda 100 trilyon civarında birbiriyle bağlantı kurmaya hazır dalları taşıyoruz. Tüm dalların birbiriyle kuracağı bağlantıları düşünsenize… Aslında inanılmaz bir bilgi ağına sahibiz.

Ama EROR veriyoruz… Hiç erişim yok neredeyse… Peki, erişim neden bu kadar zayıf?

Çok mükemmel son sistem 2019 model bir aracınız olduğunu düşünün. Nasıl bakardınız ona. Gözüm gibi bakarım dediniz sanki… Kirli, pis yakıt koymazsınız bu araca, yağını suyunu eksik etmezsiniz sanırım tabi bununla birlikte araç için gerekli olan diğer tüm bakımlar eksiksiz yapılır anlayacağınız… Peki, bu aracı kullanmanızı sağlayan işletim merkezimiz olan beynimizin şu araç kadar kıymeti yok mu?

Sağlıksız beslenme, yeteri kadar su içilmememe(yapılan araştırmalarda yeteri kadar su içilmeme durumunda vücudda stres oluşturup kan basıncını yükseltiyor ve hücre ölümlerine neden oluyor.)spordan uzak yaşama, zararlı maddeler, teknoloji bağımlılığı, yeteri kadar uyumama ya da fazla uyku… gibi nedenler beynimize erişimi engelliyor. Nöronlar arası bağlantıları zayıflatıyor.

Ağızdan giden yakıt yani yediklerimiz beynimize direk etki ediyor. Bir sinirbilimci bakın ne güzel ifade etmiş ”Beyinde ararken bağırsaklarda buldum. Yediğimiz yiyecekler bağırsaklarımızdaki canlıların kimliğini oluştururken bağırsaklarımızdaki canlılarda bizim beyin kimliğimizi oluşturuyor.”sağlıksız beslenme, şekerli yiyecekler beynimizi adeta acıya çeviriyor. Beynimizi aptallaştırıyor, nöronlar arası bağlantı zayıflıyor.

Gözden giden yakıt yani kilitli kaldığımız o rengarenk ekranlar beynimizde adeta kara delikler  oluşturuyor.Almanya beyin araştırma merkezi kurucusu Beng Eicher bir ifadesinde “2 saat televizyon ,tablet,telefon ,bilgisayar ekranına maruz kalan kişinin 1 hafta boyunca beyin egzersizi yapmasıyla ancak normale dönebileceğinden bahsediyordu.”Gerçekten facia!Büyük bir zararın içerisindeyiz.

Oysaki o kara yazılı sayfaların beyinde oluşturduğu rengârenk dünyayı algılayabilsek. Evet, kitaplardan bahsediyorum. Onun kokusu bile beyne kahve kokusu etkisi yapıyor.

Beynimize erişimi sağlamak için bir yerden başlamak lazım. Yukarıdaki bahsettiklerimiz  hakkında düşünerek başlasak nasıl olur? AAA bu arada bir mesele daha var aslında. Bu da bir türlü başlayamama meselesi. Başlayamadıkça endişe ve stres artıyor ve bunlar artıkça beynimiz kendini başka işlerle meşgul ediyor. Bir yığın gereksiz işler anlamsız ve amaçsız…

O zaman hadi gelin BAŞLAYALIM…

 HOŞ KALIN…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?