SEÇİM MANİFESTOSU

SEÇİM MANİFESTOSU

Yerel seçimlere iki ay kadar bir zaman kala AK Parti, beklendiği gibi 11 maddeden oluşan seçim MANİFESTO’sunu açıkladı. Bu 11 maddeden hepsi de ülkemizin akil insanları tarafından yıllardır dile getirilen konularıydı zaten.

Bu seçimlerde AK Parti, 480 aday ile yola devam kararı almıştı. Yeni aday olarak gösterilen 817 adaydan birçoğu da, daha önceki yıllarda başkanlık, vekillik ve hatta bakanlık koltuklarını işgal etmiş olanlardı. Yani AK Parti her dört adaydan en az üçünü eskilerden tercih etti. Aynı durum, 2018 Haziran seçimlerinde de yaşanmış ve sonucunda ‘Cumhur İttifakı’, daha önceki seçimlere göre toplamda %15 lik bir oy kaybına uğramıştı. Bu tercihlerin de seçmenler nezdinde ne kadarının kabul göreceğini, 1 Nisan’da hep beraber göreceğiz.

AK Parti Genel Başkanı R. Tayyip Erdoğan, Manifestoyu açıklarken önemli mesajlar da verdi. Bu mesajlardan en önemlisi de, ‘Antidemokratik Siyaset Uygulamaları Sona Erecek’ şeklindeydi. Son 18 yılın siyasetine hükmetmiş olan Genel Başkan, bu sözü ile geçen 18 yılın siyasetindeki uygulamaların yanlış olduğunu mu itiraf etmiş oldu? Yoksa bu uygulamalar nedeniyle küskün olanlara, ‘geri dönün, yanlışlıklar düzeltilecek’ mi demek istedi? Seçmenler, son birkaç yıl içinde istifa ettirilen ve hukuka teslim edilemeyen belediye başkanlarının, bakanların ve milletvekillerinin istifa ettirilme nedenlerini hala öğrenemediler.

Yine ‘Cumhur İttifakı’ nın her iki ortağından gelen en önemli mesajlardan biri de, bu seçimlerin bir ‘beka’ meselesi olduğunun vurgulanmış olmasıdır. Evet bu seçimler, hem AK Partinin hem de MHP nin bir ‘beka’ meselesidir. Aynı zamanda Türkiye’nin önündeki pürüzlerin temizlenmesi için, hiç şüphesiz ülkemizin de bir ‘beka’ meselesidir. Bu seçimler, belki de 2023 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerinin bir ön provası niteliğinde olacaktır.

AK Parti, 18 yıllık siyasi geçmişinde, ‘seçim kanunu’ nda ‘ittifak düzenlemeleri’ dışında hiçbir temel düzenleme yapamadı. Seçim sistemimiz, ne yazık ki 12 Eylül ve 28 Şubat’ın temelleri üzerinde kaldı. Ne barajlara dokunuldu ne de tercihli sistem üzerinde çalışıldı. Yani aday belirlemelerinde, bu dönemde seçmenlere hiç güvenilemedi. Dalaverecilikte usta olanların önü açıldı. İlkeli ve dürüst olanlar, doğruları söyleyebilenler dışlandı. Siyaset arenası adeta bir bataklığa dönüştü. Birbirlerinin omuzlarına basarak yükselmeye çalışanlar, birbirlerini arkadan hançerleyenler, meydana hâkim oldular. En az seçmenin bulunduğu ilimizde bile, yıllardan beri birbirleriyle selamlaşamayan, birbirlerinin kuyusunu kazan politikacıların varlığını hangimiz inkâr edebiliriz?

Oysa Genel Başkan, ‘AK Parti’ nin bir partiden öte bir ‘dava’ olduğunu sık sık yineliyor. ‘Dava’, bir amaç uğruna mevki, makam ve mal hırslarının yok edilerek gerektiğinde candan, maldan ve canandan vazgeçilmesi ile hayat bulur. Bugün terör örgütü ‘fetö’ nün ihanet içindeki üst yapılanmasında bile, AK Partideki kadar makam ve mal hırsı yoktur. Hangi davada koltuk ve mal hırsı bu kadar yüksek olabilir?

Manifesto maddelerinden biri de ‘halkla birlikte yönetim’ hedefidir. Ülkemizin her ilinde ‘Kent Konseyleri’ adıyla oluşumlar zaten mevcuttur. Her Belediye Başkan adayı da seçimlerden önce bu oluşumlarla beraber çalışma sözü verir. Ama ne hikmetse başkanlık koltuğuna oturduktan sonra çalışmayı düşünmezler. Bu güne kadar gerçekleştirilemeyen bu çalışmanın, bundan sonra gerçekleştirilmesi sözüne de kimse inanmaz. Aynı durum ‘şeffaflık’ ve ‘kentsel dönüşüm’ maddeleri için de geçerli değil midir?

Şehir planlarındaki ranta dayalı ve kişilere özel uygulamaların son bularak, hakkaniyet ölçülerinde yapılması hepimizin dileğidir. Ancak seçmenler, şehir planlarını 18 yıldır yanlış uygulamalarıyla bu hale getirenlerin, bu durumu anlayabilmiş olmalarını bir kazanç olarak görseler de verecekleri tepki, 1 Nisan gününde anlaşılabilecektir.

Manifestoda bulunan diğer maddelerden altyapı, ulaşım, yatay şehirleşme ile akıllı ve çevreye saygılı şehirler oluşturulması, her dönemdeki belediyelerin partisi ne olursa olsun temel ödevleridir. Bu görevler belediye kanununda da açıklıkla ifade edilmiştir. Özellikle teknolojinin gelişmesi sayesinde akıllı şehirler konusu, daha da etkin olarak uygulanabilecektir.

Son olarak ortaya çıkan ‘memleket işi gönül işi’ sloganı, tüm seçmenlerin zaten yıllardır uyguladığı bir slogandır. Önemli olan seçimlerden sonra ortaya çıkacak sonucu, bu slogana uygun olarak hazmedebilmektir.

Birlik ve beraberlikle kalın sağlıkla…

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?