SİYASETİN CİLVELERİ

SİYASETİN CİLVELERİ

Siyaset’in, bir toplumu iyi yönetme sanatı olduğunu birçok yazımda anlatmıştım. Siyaset inceliktir. Kırmadan dökmeden meramını anlatma, yanlışı düzeltme sanatıdır. Karşı düşüncelere saygı, hak ve hukuka riayet, paylaşmayı bilmek, alçak gönüllülük siyasetin en temel unsurlarıdır. Başta kibir ve bencillik olmak üzere insanlara itici gelen özellikler de siyaset ile asla bağdaşmaz. Son 50 yılın siyasi hayatına tanıklık eden ben yaştakiler, nice siyasetçilerin nerelerden gelip nerelere gittiklerini gördüler. Hırsları veya fırsatçılıkları ile hızla yükselenler, geldikleri gibi de hızla yok oldular. Kendilerinin kötü niteliklerini anlayıp ikaz edebileceklere çevrelerinde tahammül edemeyenler, sonunda yalnız kalmaya mahkûm oldular. Dalavere ile sahip oldukları koltukları altlarından alınınca ne dostları kaldı ne de itibarları… 17 yıldır Türkiye siyasetine damgasını vuran AK Partide, siyasetin iyi yüzünü de kötü yüzünü de görme fırsatımız oldu. Bir yanda yüzümüzü güldüren ve yaşam konforumuzu arttıran hizmetler, diğer yanda kaybolan hukuk; bir yanda genişleyen özgürlükler, diğer yanda giderilemeyen haksızlıklar… Siyasetimizin artık vazgeçilemeyen en önemli özelliklerinden biri, kurulan ittifaklar oldu. Eskiden her parti kendisine çalışır, alabileceği oyları alır ve eğer bir parti yeterli çoğunluğu kazanamadıysa seçimlerden sonra koalisyon görüşmeleri ve pazarlıklar hararetli bir şekilde gündemimizi meşgul ederdi. Şimdi partiler, seçimlerden önce uzlaşarak ittifaklar kuruyor ve alacakları sonuçları maksimum avantaj ile taçlandırmaya çalışıyorlar. Eskiden Cumhurbaşkanımız, haklı olarak kurucusu olduğu partiye ‘AK Parti’ yerine Akepe diyenlere çok tepki gösterirdi. Şimdi en az ‘Cumhur ittifakı’ kadar meşru olan ‘Millet ittifakı’ na, ‘Zillet’ veya ‘İllet’ gibi isimler verebiliyor. Bereket bu duruma muhalefet, aynı seviyede cevap vermiyor, ama millet de bu durumu görüyor. Keşke başkalarının kararlarına da yeterli saygıyı gösterebilsek… Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan, 26 Ocak cumartesi günü Gaziantep’teydi. 31 Mart 2019 seçimlerinde görev alacak Belediye Başkan adaylarının tanıtım toplantısında kalabalık bir izleyici grubuna hitap etti. Bu güne kadar Gaziantep ve çevresinde yapılan hizmetlerden ve bu günden sonra yapılması planlanan çalışmalardan bahsetti. Konuşmayı TV den canlı bir yayından izledim. Dikkat ettim de konuşmasının sonuna kadar ağzından bir defa olsun ‘Kilis’ kelimesi çıkmadı. Oysa Kahramanmaraş, Osmaniye, Hatay, Adıyaman ve hatta Şanlıurfa’dan defalarca bahsetti. Yüzde 25 den fazla oy alamadığı kayyumlar tarafından yönetilen Diyarbakır’dan bile iştiyakla bahsetti. Hâlbuki salonda kendisini dinlemeye gelen, oluşan kalabalığa katkıda bulunan birçok Kilisli de vardı. Yani Hatay’ın Hassa-Dörtyol arasında yapılacak tünellerinden bahsederken, Polateli OSB den de bahsedebilirdi. Hızlı trenin Nurdağı’ndan Kahramanmaraş’a kadar gideceğini müjdelerken, bu hattın Kilis’e de uğrayacağından bahsedebilirdi. Nüfusunun yüzde 20 sini Suriyelilerin oluşturduğu Gaziantep ile birlikte, nüfusundan daha fazla Suriyeliyi barındıran Kilis’ten de bahsedebilirdi. Bu bölgeye yapılan ve yapılacak olan yollardan bahsederken, Kilis-Akbez yolunun da tamamlanacağından bahsedebilirdi. Ama hiç bahsetmedi. Diyeceksiniz ki bu konuşma, Gaziantep adaylarının tanıtım toplantısıydı. Cumhurbaşkanı Kilis’e son geldiğinde yaptığı konuşmasında da Suriyelilere müjdeler vermiş, Kilis için hiçbir hizmetten bahsetmemişti. 2018 yılında yapılan genel seçimler sonrasında AK Parti, Kilis merkezde oylarının %65 lerden %50 nin altına düştüğünü görmüştü. Bu gerilemenin en büyük nedenlerinden biri, AK Parti siyasetçileri arasında bitmeyen çekişme, hırs ve kavgalardı. Siyasi olmaktan çok politikacılığa uyan bu durumlardan Kilis çok şey kaybetti. Aynı durumlar şimdi de devam ediyor. Birbirlerini dinleyemeyen, dinlese de anlayamayan, kendisine rakip olur korkusu ile rakiplerini dışlayan, onları ezmeye çalışan ve en kötüsü de geçmişin intikamını almaya çalışan politikacılar ile ilimize hizmet gelmesi adeta bir hayal. Seçmenler için seçimler, birkaç yılda bir yakalanan önemli fırsatlardır. Seçmenler, oyları ile yönetenleri ikaz eder, iktidardan uzaklaştırır veya iktidara taşırlar. İstişareler ettiğim birçok arkadaşım, alternatifi olmadığından dolayı beğenmeseler de bir partiye oy vereceklerinden bahsediyor. Oysa alternatifler oluşturmak seçmenlerin inisiyatifinde olan bir durum değil mi? Ülkemizde geçmişte yapılan ihtilallarda, ihtilal yapanlar tüm siyasi partileri kapatır, yöneticilerini mahkûm eder, mal varlıklarına el koyar, yerlerine de kendi ürettikleri siyasetçileri millete dayatırlardı. Millet, bu durumda iken bile yeni alternatifler üretir, ihtilalcıların bu dayatmalarına asla meyletmezdi. 60 ihtilalından sonra Süleyman Demirel’in, 80 ihtilalından sonra da Turgut Özal’ın millet tarafından tutulması bunu gösteriyor. AK Partiyi de iktidara taşıyan en önemli sebep, 28 Şubat dayatmacılarının tutumu değil miydi? 2019 seçimlerinin Ülkemize ve ilimize hayırlar getirmesi dileklerimle kalın sağlıkla… Ahmet Laz ahmetlaz@hotmail.com.tr

Siyaset’in, bir toplumu iyi yönetme sanatı olduğunu birçok yazımda anlatmıştım. Siyaset inceliktir. Kırmadan dökmeden meramını anlatma, yanlışı düzeltme sanatıdır. Karşı düşüncelere saygı, hak ve hukuka riayet, paylaşmayı bilmek, alçak gönüllülük siyasetin en temel unsurlarıdır. Başta kibir ve bencillik olmak üzere insanlara itici gelen özellikler de siyaset ile asla bağdaşmaz. Son 50 yılın siyasi hayatına tanıklık eden ben yaştakiler, nice siyasetçilerin nerelerden gelip nerelere gittiklerini gördüler. Hırsları veya fırsatçılıkları ile hızla yükselenler, geldikleri gibi de hızla yok oldular. Kendilerinin kötü niteliklerini anlayıp ikaz edebileceklere çevrelerinde tahammül edemeyenler, sonunda yalnız kalmaya mahkûm oldular. Dalavere ile sahip oldukları koltukları altlarından alınınca ne dostları kaldı ne de itibarları…

17 yıldır Türkiye siyasetine damgasını vuran AK Partide, siyasetin iyi yüzünü de kötü yüzünü de görme fırsatımız oldu. Bir yanda yüzümüzü güldüren ve yaşam konforumuzu arttıran hizmetler, diğer yanda kaybolan hukuk; bir yanda genişleyen özgürlükler, diğer yanda giderilemeyen haksızlıklar…

Siyasetimizin artık vazgeçilemeyen en önemli özelliklerinden biri, kurulan ittifaklar oldu. Eskiden her parti kendisine çalışır, alabileceği oyları alır ve eğer bir parti yeterli çoğunluğu kazanamadıysa seçimlerden sonra koalisyon görüşmeleri ve pazarlıklar hararetli bir şekilde gündemimizi meşgul ederdi. Şimdi partiler, seçimlerden önce uzlaşarak ittifaklar kuruyor ve alacakları sonuçları maksimum avantaj ile taçlandırmaya çalışıyorlar.

Eskiden Cumhurbaşkanımız, haklı olarak kurucusu olduğu partiye ‘AK Parti’ yerine Akepe diyenlere çok tepki gösterirdi. Şimdi en az ‘Cumhur ittifakı’ kadar meşru olan ‘Millet ittifakı’ na, ‘Zillet’ veya ‘İllet’ gibi isimler verebiliyor. Bereket bu duruma muhalefet, aynı seviyede cevap vermiyor, ama millet de bu durumu görüyor. Keşke başkalarının kararlarına da yeterli saygıyı gösterebilsek…

Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan, 26 Ocak cumartesi günü Gaziantep’teydi. 31 Mart 2019 seçimlerinde görev alacak Belediye Başkan adaylarının tanıtım toplantısında kalabalık bir izleyici grubuna hitap etti. Bu güne kadar Gaziantep ve çevresinde yapılan hizmetlerden ve bu günden sonra yapılması planlanan çalışmalardan bahsetti. Konuşmayı TV den canlı bir yayından izledim. Dikkat ettim de konuşmasının sonuna kadar ağzından bir defa olsun ‘Kilis’ kelimesi çıkmadı. Oysa Kahramanmaraş, Osmaniye, Hatay, Adıyaman ve hatta Şanlıurfa’dan defalarca bahsetti. Yüzde 25 den fazla oy alamadığı kayyumlar tarafından yönetilen Diyarbakır’dan bile iştiyakla bahsetti. Hâlbuki salonda kendisini dinlemeye gelen, oluşan kalabalığa katkıda bulunan birçok Kilisli de vardı.

Yani Hatay’ın Hassa-Dörtyol arasında yapılacak tünellerinden bahsederken, Polateli OSB den de bahsedebilirdi. Hızlı trenin Nurdağı’ndan Kahramanmaraş’a kadar gideceğini müjdelerken, bu hattın Kilis’e de uğrayacağından bahsedebilirdi. Nüfusunun yüzde 20 sini Suriyelilerin oluşturduğu Gaziantep ile birlikte, nüfusundan daha fazla Suriyeliyi barındıran Kilis’ten de bahsedebilirdi. Bu bölgeye yapılan ve yapılacak olan yollardan bahsederken, Kilis-Akbez yolunun da tamamlanacağından bahsedebilirdi. Ama hiç bahsetmedi. Diyeceksiniz ki bu konuşma, Gaziantep adaylarının tanıtım toplantısıydı. Cumhurbaşkanı Kilis’e son geldiğinde yaptığı konuşmasında da Suriyelilere müjdeler vermiş, Kilis için hiçbir hizmetten bahsetmemişti.

2018 yılında yapılan genel seçimler sonrasında AK Parti, Kilis merkezde oylarının %65 lerden %50 nin altına düştüğünü görmüştü. Bu gerilemenin en büyük nedenlerinden biri, AK Parti siyasetçileri arasında bitmeyen çekişme, hırs ve kavgalardı. Siyasi olmaktan çok politikacılığa uyan bu durumlardan Kilis çok şey kaybetti. Aynı durumlar şimdi de devam ediyor. Birbirlerini dinleyemeyen, dinlese de anlayamayan, kendisine rakip olur korkusu ile rakiplerini dışlayan, onları ezmeye çalışan ve en kötüsü de geçmişin intikamını almaya çalışan politikacılar ile ilimize hizmet gelmesi adeta bir hayal.

Seçmenler için seçimler, birkaç yılda bir yakalanan önemli fırsatlardır. Seçmenler, oyları ile yönetenleri ikaz eder, iktidardan uzaklaştırır veya iktidara taşırlar. İstişareler ettiğim birçok arkadaşım, alternatifi olmadığından dolayı beğenmeseler de bir partiye oy vereceklerinden bahsediyor. Oysa alternatifler oluşturmak seçmenlerin inisiyatifinde olan bir durum değil mi? Ülkemizde geçmişte yapılan ihtilallarda, ihtilal yapanlar tüm siyasi partileri kapatır, yöneticilerini mahkûm eder, mal varlıklarına el koyar, yerlerine de kendi ürettikleri siyasetçileri millete dayatırlardı. Millet, bu durumda iken bile yeni alternatifler üretir, ihtilalcıların bu dayatmalarına asla meyletmezdi. 60 ihtilalından sonra Süleyman Demirel’in, 80 ihtilalından sonra da Turgut Özal’ın millet tarafından tutulması bunu gösteriyor.

AK Partiyi de iktidara taşıyan en önemli sebep, 28 Şubat dayatmacılarının tutumu değil miydi? 2019 seçimlerinin Ülkemize ve ilimize hayırlar getirmesi dileklerimle kalın sağlıkla…

Ahmet Laz ahmetlaz@hotmail.com.tr

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?