A. Servet Yılmaz
A. Servet  Yılmaz
a.servetyilmaz@hotmail.com
STK: Sivil Teşkilatlanma Kuruluşu
  • 0
  • 351
  • 30 Mart 2018 Cuma
  • +
  • -

İnsan: iyi ve kötü olabilecek söz, davranış ve tutum sahibi sosyal bir varlıktır. İnsanda iyi ve kötünün ortaya çıkması, insanın her iki yöne de kabiliyetinin olduğunu gösterir. Ayrıca insan etkileyen ve etkilenen bir varlıktır. Her hangi bir insandan çıkan iyi veya kötü; söz, fiil ve tutum, sadece o insanla sınırlı kalmamakta, diğer insanları da olumlu ya da olumsuz etkilemektedir. Bazen bir insandan çıkan iyi bir söz, fiil ve tutum bütün insanlık için bir fayda ve değere dönüşürken; yine insandan çıkan kötü bir söz, fiil ve tutum bütün insanlık için bir felaket ve hüsrana dönüşebilmektedir.

İslam Dini, insandaki iyi ve kötü yöne birçok ayette temas etmektedir. Gönderilen peygamber ve kitap, insanın iyi ve hayırlı söz, fiil ve tutum geliştirmesini; kötü söz, fiil ve tutumdan uzak durmasını ve sakınmasını bildirmek ve sakındırmak içindir. Bu münasebetle Kur’an’da Hz. Peygamber (sav)’in görevine vurgu yapılırken; “Nitekim aranızdan size bir peygamber gönderdik: O size ayetlerimizi okuyor, sizi arıtıp temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor; yine size daha önce bilmediklerinizi öğretiyor.” (Bakara: 2/151) diye buyrulmaktadır. Ayrıca Kur’an, insanın sosyal bir varlık olduğuna da sıkça temas eder. İnsanın sosyal sorumluluklarını uzun uzun anlatır ve üstlenmesi gereken role de dikkat çeker. Buna dair şu ayet, “Onlar öyle kimselerdir ki, kendilerine bir yerde egemenlik versek, namazı kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler ve kötülükten alıkoymaya çalışırlar. İşlerin sonu Allah’a varır.” (Hac: 22/41) beyanıyla bize açıklamaktadır.

Günümüz sosyal hayatta, insan ve topluma dair birçok problem mevcuttur. Yaptığımız sohbet ve görüşmelerde, bu problemler hakkında konuşmakta, tartışmakta ve çözümleri hakkında fikirler ileri sürmekteyiz. Bunun yanında maalesef somut adım ve girişimlerde bulunmamaktayız. Böyle olunca da sosyal hayatımızı, problemler çepeçevre kuşatıvermekte ve bizleri esir almaktadır.

Kâinatın işleyiş ve devamlılığında birçok kanun vardır. Bunlardan kimi matematikle ilgili, kimi fizikle ilgili ve kimi de toplumla ilgilidir. Fizik kanunlarına uymadığınız zaman zarar görürsünüz. Örneğin; Yüksek bir yerden atlamak sizin fiziki yapınıza zarar verebilir. Sosyal ve toplumsal kanunlar böyledir. Bunlara dikkat etmek gerekir. Kur’an-ı Kerim’de bu bağlamda bize sosyal formüller ileri sürmektedir. Örneğin Kur’an’da: “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Âl-i İmrân: 3/104) buyrulmaktadır. Bu ayet, sosyal hayatta iyi toplumun formülünü vermektedir. Yani insanlığın kötülükten kurtulması + iyi insanlar olması için onları hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten sakındıran bir topluluğun bulunması zaruridir. Bunun başka bir yolu yoktur. Yani durduk yerde böyle iyi toplum, hayırlı toplum, medeni toplum oluşmayacak ve ortaya çıkmayacaktır.

Günümüz sosyal problemlerine yönelik olarak, bizler neler yapabiliriz ve bunları nasıl ortadan kaldırabiliriz? Bunun için yapılması gereken; inançlı, duyarlı, bilgili, tecrübeli ve azimli insanlar olarak bir araya geleceğiz, tanışacağız, konuşacağız, tartışacağız, kaynaşacağız ve bir teşkilat kuracağız. Kurduğumuz bu teşkilatta plan ve programlar yaparak görev dağılımı yapacak ve işe koyulacağız. Çünkü insan, salt bir Cuma hutbesiyle iyi insan olmada devamlılık sağlayamıyor. İzlediği televizyon ve arkadaş ortamı onu kötülüğe çekebiliyor. O halde bizler insanı yalnız bırakmayacak, onu kuşatacak ve sürekli olacak bir mekanizma ve teşkilatın içerisine çekerek, iyi insan olarak kalmasını ve mücadele etmesini sağlayacağız.

Bugün ki resmi idare, bu işin yolunu ve yordamını belirlemiştir. Kim ki menfaat gözetmeden topluma ve insanlığa hizmet etmek istiyorsa kanunlarla belirlenmiş; dernek, sendika, parti vb. kuruluşlar adı altında bunları yapabilmektedir. Bizler de bugün resmi imkânları iyi kullanmalı, dernek adı altında bir araya gelerek teşkilatlı, planlı, resmi ve kurumsal bir hüviyetle çalışmalar yapmalıyız. Birkaç samimi, tecrübeli ve azimli insanla bu işlere girişmeli; önceki kötü ve olumsuz örneklerden dolayı bu çalışmalardan uzak durmamalıyız.

Abdullah Servet YILMAZ

a.servetyilmaz@hotmail.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?