YARDIMA MUHTAÇ OLMUŞUZ

YARDIMA MUHTAÇ OLMUŞUZ

Aile ve Çalışma Bakanlığımız tarafından Salgın boyunca ilimize 24.028.735 TL kaynak  aktarıldığı iddia edilmektedir. Tabii bunu yanı sıra birçok siyasetçi ve iş adamı da  ilimizde kurban kesimi yaptırarak et dağıtımında bulunacağını duyurdu. Bu yardımlar kişiler tarafından sadak olarak yapılıyor ise güzel hareketler takdir etmek lazımdır. Bu yardımların yapılmasında ki esas amaç siyasi şov ve sosyal yardımlar ile geçimi sağlayan bir kitle oluşturulmak isteniyor ise iş bu bir tehlikedir.

Görüyoruz ki, sosyal yardım ile kendine bağımlı bir kitle yaratmakla övünen bir zümre var karşımızda!

İlimizde binlerce hemşerimiz yoksulluk ve açlık sınırı altında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. İktidarından beklenen ise geçen 18 yıllık süreçte bu yoksulluk miktarını azalması ve istihdamın arttırılarak sosyal yardımlara muhtaç olmayacak düzeyde bir yaşamın sağlanmasıydı. Bugün gelinen süreçte milletvekilleri ve belediye başkanları sosyal yardımları arttırmakla övünmektedirler.

Bu durum aynı zamanda muhtaç vatandaş sayısının arttığının da itirafıdır, yoksullaşan yurttaşların sayısının artması ile övünmektedir.

18 yıllık iktidarında görüyoruz ki daha çok yardıma muhtaç bir toplum olmuşuz…

 Sosyal yardımların gerekliliği açıktır. Hedeflenen yoksulluğu ve yardıma muhtaç insan sayısını azaltmak olmalıdır.

 24.028.735 TL kimlere hangi miktarlarda ve nasıl verilmiştir?

 Yoksulluğu azaltıcı hangi adımlar atılmıştır?

 Ne kadar istihdam yaratılmıştır?

Yoksul halk kitlelerinden alınan ağır vergilerle, yine yoksullara yardım yapmakla övünmek siyasal bir utançtır.

 Sosyal devlet, fakirleştirilmiş halk kitleleri yaratmak değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal yaşama geniş halk tabanının katılımının sağlanması ve bireylerin ekonomik özgürlüklerinin kazandırılması demektir.

Bu sosyal yardımlardan ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yararlandığını söylemek ihtiyaç sahibi sorununu çözmüş olmuyor.

Yardıma Muhtaç vatandaşlar, kendilerinin dezavantajlı gruplar olarak görülmesi yerine; eğitimde, sosyal yaşamda, kamuda ve özel sektörde kendilerini eşit bireyler olarak görmek istiyorlar.

AKP TEŞKİLATLARI TARAFINDAN BELİRLENEN İSİMLERE ÖNCELİK VERİLİYOR

Bu yardımlardan Türkiye Cumhuriyeti’nin dezavantajlı vatandaşları eşit haklarla yararlanamıyor.. Çünkü bu yardımların kimlere yapılacağı AKP teşkilatları tarafından belirlenen isimlere öncelik verilerek yapılıyor. Bu önceliklerin yolu, hangi mahallede AKP’ye oy fazla çıktı ise o mahallenin sosyal yardım alacak vatandaşı öncelik kazanıyor. Ancak Kilis’de ihtiyaç sahibi vatandaşların İş-Kur kuralarına dahi alınmadığını biz bu iktidar döneminde yaşadık.

Kilis ‘de ihtiyaç sahibi hemşerilerimize yardım yapmak isteyen hayırsever iş adamlarına ait  yardımları dahi  siyasiler dağıtıyor. Kimlere ve nasıl dağıtılacağına onlar karar veriyor. Muhtaç kişilerin ve dağıtımı yapacak muhtarlar bile siyasi görüşüne ve kime yakın olduğuna bakılarak karar veriliyor.

Sorsanız Allah rızası için yardım yapılıyor. Peki Allah siyaseten muhalif olunca razı olmuyor mu?  Sevsinler sizin yalanınızı her işte olduğu gibi hayırda bile ayrıştırma, bölme, torpil geçerli.

Peki hayırsever kardeşim sen niye bunların oyunlarına alet oluyorsun. memleketim dediğin Kilis te bunlar yaşanır iken  yardımlar siyasi şova dönüştürüyor iken sen duymadın mı?

Siyasetçi kendine muhtaç kitle ister ki sürekli oy alabilsin, koltuğunu garanti edebilsin. Sen niye hemşerilerinin muhtaç olmasına rıza gösteriyorsun. Balık vermek yerine, balık tutmayı öğreterek hemşerilerinin ekonomik bağımsızlığını kazanmalarını sağlamıyorsun. Babalarına yardım yaptığınız çocukların üniversiteyi bitirince sizden iş isteyeceğini düşünmüyor musunuz? Onlara da bayramlarda et dağıtarak mı yardım yapmayı düşünüyorsunuz?

Bakın pandemi sürecinde ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu alkol ve dezenfektandır. Bu alkol ve dezenfektanı üretebilmek için ilimizde kurulu ve çalışabilir durumda bir fabrika ve hammaddesi olan üzüm bulunmaktadır. Kendi insanımızın yetiştirdiği üzüm bağları bulunmaktadır. İş gücümüz var, fabrikamız var, üzümümüz var ama ortada babayiğit sözde değil gerçek Kilis sevdalısı iş adamı yok.  Bu memleket sizleri yetiştirdi, buğün varlığınızda öyle yada böyle emeği vardır. Sizinde bu şehre minnet borcunuz vardır. Daha ötesi vefa borcunuz vardır.

Okul her yere yapılır, Suriyeli çocuklar için birkaç bürokratın insafina bırakarak, şehrin en büyük çalışır fabrikasının yıkılmasına göz yummak vefasızlıktır. Kurduğunuz vakıf ile geçmişte yaptığınız yardımlardan dolayı teşekkür ederiz.

Gün bugündür, yarin çok geç olacak bu fabrika vakıf tarafından satın alınarak işletilmez ise Kilis te türkülere konu olmuş üzüm ve bagçılık hatıralarda kalacaktır. Tarih bu fabrikayı yıkmak isteyenleri de yıkıcı olarak anacaktır.

40 çeşit üzümün yetişdigi ilinize, binlerce insanin istihdam edildiği ve geçimi sağladığı bağlarınıza sahip çıkın sizlerin yaşadığı bu coğrafyada çocuklarınızın da Araplaşmadan yaşama hakkı vardır.

Yarın çok geç olabilir.

MEHMET REYHANLI 

YENİDEN REFAH PARTİSİ KİLİS  İL BAŞKANI 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?