Bedelli’nin Yaşı Kaç?
Hayatımda her şeyin bir zamanı olduğunu düşündüğüm anlar olmuştur ama bugün yazdıklarım, zamanı sorgulamamı sağladı. Bedelli’nin yaşı kaç? Bu soruya ne kadar basit bir şekilde yanıt verebilirim ki? Çünkü bazen, yaş meselesi sadece bir rakamdan çok daha fazlasıdır. Kayseri’de yaşayan, 25 yaşında bir gencim; günlüklerim benim içsel dünyamın yansıması ve bir kez daha o yaşın getirdiği hayal kırıklığıyla karşı karşıya kaldım. Bu yazı, zamanla barış yapmaya çalışan birinin hikayesi olacak.
—
Bedelli: Bir Sorunun Yanılsaması
Bugün, eski bir arkadaşımın sosyal medya paylaşımlarında denk geldiğim bir şey, düşündüğüm her şeyin alt üst olmasına yol açtı. Bedelli askerliğe başvuran birinin yaşını soruyordu biri; tam olarak “Bedelli’nin yaşı kaç?” diye yazmıştı. Cevaplar peş peşe geliyordu: “25’ten büyük olamaz,” “30’a kadar başvuru yapılabiliyor,” “Bir de şu, o yaşa gelince devletin senin yaşını belirlemesine nasıl dayanabiliriz?”
Birden içim kararmaya başladı. 25 yaşında bir insanın Bedelli’nin yaşını sorması, bana hayatın nasıl hızlıca geçip gittiğini hatırlattı. Hani derler ya, bir an önce yaşlanmak istiyorsun, ama zamanı bir geçiyor, bir bakıyorsun artık yaşıyor musun, yaşlanıyor musun, belli bile olmuyor. Tam da bu anı yaşadım işte; sanki 25 yılın sonunda bir noktada takıldım ve gözlerim bedelli diye bir anlık düzenlemeye bakıyordu.
Bununla ne kadar barışabilirim ki? Bir yandan “Yaşım henüz genç, birkaç yıl var,” diye kendimi avutuyorum, ama diğer yandan “Yine de bu bir sistem, bir kural,” diyorum. O kadar şaşkınım ki. Bedelli’nin yaşı, bir anlamda kendimi sorgulamama neden oldu. Beni bu kadar etkileyen şeyin bir rakam olduğunu fark ettiğimde, duygularım daha da karmaşıklaştı.
—
Bedelli’nin Yaşı Kaç? Sadece Bir Rakam mı?
İçimde bir isyan var. Evet, zaman geçiyor ve bu düzenlemeler bir gün hepimizin önüne çıkacak. Ama bir yandan da, her şeyin bir zamanı olduğu fikri… Bunu kabul etmek çok zor. Çünkü her ne kadar bir hedef belirleyip ona odaklanmayı istesem de, ya Bedelli’nin yaşı benim için neyi ifade eder? Bu yaşın gerisinde ne kaybettim, ileride ne kazanacağım?
Bütün bu sorular arasında kaybolmuşken, çocukluk yıllarım aklıma geliyor. O zamanlar, aslında her şeyin daha açık olduğu hissine kapılırdım. İnsanlar büyükken, her şeyin daha anlaşılır olduğunu düşünürlerdi. Ama gerçek şu ki, büyüdükçe karmaşıklaşıyor her şey. Bedelli’nin yaşı kaç? 25 yaşımın sorusu da şu: Ben ne kadar büyüdüm? Hangi adımları attım? Bazen düşünüyorum, hayatta bir durak var mı? Yoksa yaş aldıkça geçip giden yıllar mı sadece?
İlk kez 18 yaşında bedelli hakkındaki konuşmaları duyduğumda, “Neden ben de gitmiyorum?” diye içimden sormuştum. Ama yıllar sonra, işte 25 yaşına geldiğimde, “Zaman ne kadar hızla geçiyor” demek başka bir şey oluyor. Bedelli’nin yaşı, aslında bana sadece bir yerin başlangıcını değil, bir yolculuğun da sonunu hatırlatıyor.
—
Gelecekten Bir Parça: Umut ve Kaygı
Geleceğe dair hep bir umut var, değil mi? O umut ki; “İleriye bak, her şey daha güzel olacak” dediğimizde. Ama bir yandan da o kaygı… Geleceği tahayyül ederken, sanki önümde kapanan bir kapı varmış gibi hissediyorum. Herkesin söylediği gibi, “Zamanla her şey düzelir,” ama zamanın içinde kaybolan hayatlarımızla ne yapacağız?
İşte bu kadar dertli düşünürken, çocukluk arkadaşım Ali’ye yazıyorum: “Bedelli’nin yaşı kaç?” diye soruyorum. Cevap veriyor, “25’ten sonra başvurulabiliyor,” diyor. Ama cümledeki o boşluk var ya, her şey o boşlukta gizli. Zamanın içinde kaybolan, düşüncelerinizi sarhoş eden bir şey var. Belki de bir anlamda, geleceğin ne getireceğini bilmek istemiyorum. Çünkü her şeyin sonunda o yaşın üzerini yazdıkça, bir başka yaşa ve başka bir soruya doğru yol alıyoruz.
Buna benzer bir gün, 5 yıl önce, kaybolan umutlarla yine bir akşam yazdığım bir yazı vardı. Bedelli’nin yaşını sormadım, ama zamanı sordum. Yani hep bir yere varmam gerekmiş gibi, bir şekilde hayatın ilerleyen zamanlarında değişen duygularım o zamanla ilgiliydi. O yazıyı okumak ve bugünkü hâlimle karşılaştırmak, gerçekten beni hüzünlendiriyor. 25 yaşımda olduğumu hatırlıyorum ama bir taraftan da hayal kırıklığına uğruyorum. Belki o zamanlar çocukken düşündüğüm gibi, daha büyük bir olguluk ve bilgi olmalıydım.
—
Bedelli’nin Yaşı: Bir Geçiş Noktası
Yavaşça anlamaya başlıyorum. Bedelli’nin yaşı sadece bir rakam değilmiş; o yaş, bir geçiş noktasının simgesiymiş. O yaş, belki de bir dönüm noktasıydı. Bir yaşta, bir yıl içinde her şeyin değişebileceğini fark ediyorsunuz. Bazen zaman geçerken, ne kadar büyüdüğünüzü anlamıyorsunuz. Ama sonra bir noktada, her şeyin çok hızlı geçtiğini görüyorsunuz. Bunu tam olarak ifade etmek zor. Bedelli’nin yaşı kaç diye düşündüğümde, aslında hayatın bir adım sonrasındaki belirsizlikleriyle karşılaşıyorum.
Evet, 25 yaşındayım ama bugün, sadece yaşadığım geçmişle değil, geleceğe dair ne olacağını düşünerek bu yazıyı yazıyorum. Bedelli’nin yaşı bir işaret olabilir. Benim için bir geçiş olabilir. Belki bu soruyu soran birileri var, ama herkesin hayatında bir dönüm noktası yaşanıyor.
—
Sonuç: Bedelli’nin Yaşı ve Kendime Sorular
Sonunda, Bedelli’nin yaşı sorusu bana tek bir şey öğretti: Zamanı ne kadar hızlı harcadığımı görmek, ama aynı zamanda bu zamanın bana ne kattığını düşünmek. Bedelli’nin yaşı, hayatın gelip geçici olduğunu hatırlatıyor. Ama belki de bu kadar kısa bir zamanda kaybettiklerimizden ziyade, kazandıklarımızı düşünmek gerek. Şimdi, 25 yaşında bir genç olarak, kendime soruyorum: “Bedelli’nin yaşı ne kadar önemli, yoksa bu yaş, aslında sadece bir geçiş noktasından ibaret mi?”