haber79@mynet.com
DELİLLERİ KARARTMA MI?
  • 0
  • 406
  • 17 Nisan 2018 Salı
  • +
  • -

ABD, İngiltere ve Fransa, Suriye’nin bazı bölgelerine bir ‘delilleri karartma operasyonu yaptılar. Hedef alınan yerler, iddialara göre kimyasal silah üretim ve depolama merkezleri. Geçtiğimiz hafta, Dünya Kimyasal Silahları Kontrol örgütü, Suriye’de yapıldığı iddia edilen kimyasal saldırıların yapılıp yapılmadığını, yapıldıysa kimler tarafından yapıldığını araştırma kararı almıştı. Bu araştırmanın en az 1 ay süre alacağı da söylenmişti. ABD ve müttefikleri, 1 aylık süreyi beklemeden, tam da araştırmaların başlayacağı günde, acilen operasyonu gerçekleştirdiler. Bu hızlı hareket, akıllara operasyonun bir ‘delilleri karartma operasyonu’ olabileceğini getirdi. Ayrıca Rusya’nın da iddia ettiği gibi (sonuçların beklenmemesi nedeniyle) operasyon, uluslar arası hukuka da aykırıdır.

Kimyasal silahlar, maliyetleri itibarı ile en ucuz olup, etkisi en çok olan silahlardır. Adeta deterjan, sabun, boya imalatı gibi, üretim maliyetleri çok düşük ve küçük alanlarda bile yapılabilmektedir. Ham petrolden benzin ve motorin imalatı dahi, koca rafineriler yerine merdiven altlarında yapılabildiğine göre, bu silahların imalatı da basitçe yapılabiliyor. Bundan dolayı terör örgütleri ve teknolojisi gelişmemiş olan ülkeler bu silahları tercih ediyorlar.

Bu saldırı, kimlerin amaçlarına hizmet etti? ABD ve müttefiklerinin bu bölgede stratejik bir hedefleri de yok. Tek hedefleri, İsrail’in bölgeyi işgal etme amacına hizmet etme ve doğu Akdeniz’de tespit edilen doğalgaz yataklarını daha rahat kontrol etme gibi görünüyor. Bir de Esat’ın iddiasına göre Batı, bölgeden dışlanmışlığın verdiği eziklikle bu saldırıyı gerçekleştirdi. Başta İsrail ve PKK/PYD bu saldırıdan çok istifade edecekler. Kimyasalların kullanılması konusunda Eset ailesinin sicili bozuk. Peki İsrail ve ABD nin sicili düzgün mü? Bölgenin bu hale gelmesinde çok eskilerden beri önemli çabaları (!) olan İngiltere ve Fransa, ne kadar güvenilir ülkeler? Bu operasyon sonucunda, bölge istikrara mı kavuşacak? İran ve Rusya, Esat’a verdikleri desteklerini çekecekler mi? Yakın zamanda Irak, kimyasal silahların varlığı düşüncesiyle işgal edilmişti. Irak, işgal ile birlikte öyle bir hale geldi ki, adeta maddi ve manevi her şeyini kaybetti. Bu saldırının Suriye’de barışa katkısı olacak mıdır? Yoksa yapılacak misillemelerle özellikle sivillerin zarar görmesi hızlanacak mıdır? Bu soruların cevapları, zaman içinde ortaya çıkacaktır ama iş işten de geçmiş olacaktır.

Türkiye, bu operasyondan memnunluk duyduğunu ifade etti. Türkiye bunu, operasyonun sadece Esat’a karşı yapılmış olması dolayısı ile söyledi. Bu ifade, Türkiye’nin öteden beri savunduğu (uzaklardan gelip müdahalede bulunuyorlar, ne işiniz var Suriye’de… gibi) bazı durumlarla çelişkili görülebilir. Burada Türkiye, önce kendi sınırındaki PKK/PYD tehdidini ABD, İsrail ve Fransa’ya rağmen sivillere bir zarar vermeden, kendi gücüyle çok başarılı bir şekilde savuşturdu. Eğer bu tür müdahaleler dolayısı ile masum sivillere bir zarar gelecek olursa, Türkiye bu durumu da dünyaya ilan edecektir. Özellikle diplomatik kanallar kapatılmadan ve araştırmalar tamamlanmadan yapılan bu tür operasyonlar, bölgenin istikrarına hizmet etmeyecektir.

Bir de operasyonun ne kadar etkili olduğu ve caydırıcı olup olmadığına bakmak gerekiyor. ABD ve müttefikleri, operasyonu bir gövde gösterisine dönüştürdüler. ABD başkanı Trump’ın birkaç gün önce, ‘bekle bizi Rusya, Akıllı füzelerimiz geliyor’ gibi bir tivit atması, sonra 100 den fazla füzenin arka arkaya ateşlenmesi tam anlamıyla silahların pazarlanmasına dönük bir gövde gösterisi. Bu saldırıya cevap, Suriye’nin 70 ABD füzesini daha havada iken karşılaması ve Rusya’nın da kılını dahi kıpırdatmaması şeklinde oldu. Rusya, saldırıyı soğukkanlılıkla izledi. Zaten birkaç gün önceden boşaltılmış tesisleri vuran füzeler, kayda değer can kaybına da yol açmadı. Bence önemli stoklar da önceden taşınmıştı. Paylaşılan görüntülerden anlaşıldığı kadar, ıssız bir vadide birkaç metruk yapı yok edildi. Şimdi şu soru aklımıza geliyor. Acaba atılan füzelerin maliyetleri, vurulan tesislerin kaç katıdır? Yani bizim tabirimizle atılan taş, ürkütülen kurbağayı değmiş midir? Yoksa operasyon, kuru bir gürültü ve fiyasko ile mi sonlanmıştır?

Şimdi Rusya ve İran’ın, bu operasyonun ardından nasıl bir tavır alacakları merak edilmektedir. Bu ülkelerin bunu fırsat bilerek Suriye ile birlikte bölgedeki baskı ve zulümlerini arttırmaları bekleniyor. Tabi böyle bir durumda da, özellikle artık çok güvenli olan kuzey bölgelerine doğru göçler başlayacak ve Türkiye bu durumdan ekonomik olarak etkilenecektir. Şimdi ABD, İngiltere ve Fransa’ya, ‘ bu göçlere sizler sebep oldunuz, maliyetine de katlanmalısınız’ desek, kıllarını bile kıpırdatmazlar. Olan hep masum sivillere ve Türkiye gibi masumlara kucak açanlara oluyor.

Barış ve mutluluk içinde kalın sağlıkla…

Ahmet Laz

ahmetlaz@hotmail.com.tr

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

× Kilisin Sesi' ne hoş geldiniz.