Çocuklarda Hırçınlık Neden Olur? Edebiyatın Işığında Küçük Kalplerin Fırtınası Bir edebiyatçı olarak kelimelerin insan ruhundaki yankısına inanırım. Her sözcük bir ev kurar, her cümle bir çocuk gibi büyür içinde bulunduğu hikâyenin. “Hırçınlık” kelimesi de böyledir — kulağa sert gelir ama içinde büyük bir kırılganlık taşır. Çocuklarda hırçınlık, sadece davranışsal bir tepki değil, aynı zamanda anlatılmamış bir hikâyedir. Belki bir masalın yarım kalmış bölümü, belki de bir karakterin susturulmuş iç sesi… Masallarda Hırçın Çocuklar: Ruhun Çatlaklarından Sızan Hikâyeler Edebiyatın en saf aynası masallardır. Küçük Prens’i hatırlayalım: O, kimse tarafından tam olarak anlaşılmadığı için dünyadan dünyaya dolaşır. Onun sessizliği, bazen bir çocuğun…
7 YorumEtiket: bir
Âhirette Bir Gün Dünyada Kaç Yıldır? — Zamanın Tarih İçindeki Dönüşümü Üzerine Bir Düşünce Bir tarihçi olarak her zaman şu sorunun peşindeyim: Geçmiş, bugünle nasıl konuşur? Zaman, sadece takvim yapraklarında değil, insanların bilincinde, kültürlerinde ve inançlarında şekillenir. “Âhirette bir gün dünyada kaç yıldır?” sorusu, yalnızca metafizik bir merak değil; aynı zamanda insanın zamanı nasıl algıladığının tarihsel bir yansımasıdır. Bu soru, hem dini bir tahayyülün hem de tarihsel bir kavrayışın kesişim noktasında durur. Çünkü insanlık tarihi boyunca zaman, sadece ölçülen bir nicelik değil, anlam verilen bir nitelik olmuştur. Zamanın Kutsal Anlamı: Antik Dönemden İslam Düşüncesine Tarih boyunca toplumlar, zamanı anlamlandırma biçimleriyle…
7 YorumPsikoloji Bellek Nedir? İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Hepimizin aklında silinmeyen anlar, unutulmuş yüzler ve geçmişe dair kesitler vardır. Bu imgeler, zamanla şekil değiştirir, ama bir şekilde hep kalır. Peki, bu imgeler neden bazen net ve keskinken, bazen de bir sis perdesi gibi uzaklaşıp kaybolur? Bir psikolog olarak, bu insan davranışlarının ardındaki gizemli sistemi çözümlemek, sürekli olarak beni etkiler. Bellek, insan zihninin en karmaşık ve şaşırtıcı işlevlerinden biri olup, sadece geçmişi hatırlamamıza değil, aynı zamanda bugünkü kimliğimizi inşa etmemize yardımcı olur. Ancak bellek nedir, nasıl işler, duygusal ve sosyal dinamiklerle nasıl bağlantı kurar? İşte bu soruları anlamak,…
7 YorumOsmanlı Padişahını Koruyan Askerlere Ne Denir? Osmanlı İmparatorluğu’nun görkemli tarihine baktığınızda, sadece savaşlar, zaferler ve büyük fetihler değil, aynı zamanda imparatorluğun hükümdarını koruyan, onun güvenliğini her şeyden önce tutan bir grup asker de vardır. Bu askerlerin görevleri çok özeldi, çünkü onlar yalnızca padişahı değil, aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin kalbini, gücünü ve birliğini koruyorlardı. Bu askerler, “Yeniçeriler” olarak bilinir. Fakat Yeniçerilerin, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk yıllarındaki rolü sadece padişahı korumakla sınırlı değildi. Onlar, aynı zamanda devleti yöneten en güçlü askerî birliklerden biriydi. Yeniçeriler: Sultan’ın Sadık Muhafızları Yeniçeri Ocağı, 14. yüzyılda Osmanlı padişahı I. Murad zamanında kuruldu. Kuruluşu, sadece askerî bir ihtiyaçtan değil,…
10 YorumGaziosmanpaşa Mahallesi Hangi Semtte? Bir Psikolojik Mercekten Bakış Bir Psikologun Meraklı Girişi: İnsan Davranışlarını Anlamaya Çalışırken Gaziosmanpaşa Mahallesi hangi semtte? Bu soru, bir coğrafi bilgi sorgusundan çok daha fazlasını barındırıyor. Bizler, yaşamlarımızı çevremizdeki mekânlarla ilişkilendiririz; bu ilişkilerse, içsel dünyamızın ve toplumsal kimliklerimizin bir yansımasıdır. Bir psikolog olarak, bu tür sorulara genellikle insanlar arasındaki davranışsal, duygusal ve bilişsel etkileşimleri anlamak adına derinlemesine bakma fırsatı olarak yaklaşırım. Gaziosmanpaşa’nın hangi semtte yer aldığı sorusunun ardında, bu mahallenin insanlara nasıl bir kimlik ve sosyal aidiyet duygusu sunduğunu araştırmak gizlidir. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Gaziosmanpaşa Bilişsel psikoloji, bireylerin düşünme, öğrenme ve hatırlama süreçlerini inceler. Gaziosmanpaşa Mahallesi’nin…
14 YorumFuzûlî Ne Tür Gazel Yazar? Edebiyatın Derinliklerine Yolculuk Geçmişi anlamaya çalışırken, insanlık tarihinin akışında iz bırakan her bir sanatçı, bir toplumun ruhunu ve düşünsel evrimini yansıtır. Fuzûlî, 16. yüzyılda Osmanlı edebiyatında derin izler bırakmış bir şairdir. Onun şiirleri, hem kendi dönemiyle hem de sonrasıyla kurduğu bağlarla anlam kazanır. Bugün, Fuzûlî’yi anlamak, geçmişin sosyal yapısını, kültürel dönüşümlerini ve bireysel arayışlarını keşfetmekle eşdeğerdir. Peki, Fuzûlî’nin gazelleri, sadece edebiyat dünyasında değil, aynı zamanda toplumsal yapılar ve bireysel ilişkiler üzerinde nasıl bir etki yaratmıştır? Şiirlerinde hangi temalar öne çıkar ve bu temalar, dönemin toplumsal dinamikleriyle nasıl ilişkilidir? İşte bu yazıda, Fuzûlî’nin gazellerini tarihsel bir…
8 YorumEn Büyük Galaksinin Adı Nedir? Felsefi Bir Bakış Dünya, evrenin merkezinde mi? Felsefenin temel sorularından biri olan bu soruya, tarih boyunca birçok filozof farklı açılardan yaklaşmıştır. İnsanlık, yüzyıllar boyunca evrenin sınırlarını anlamaya çalışmış, fakat galaksilerin büyüklüğü ve evrenin sonsuzluğu hakkında ne kadar bilgi edinmiş olursa olsun, hâlâ evrenin büyük sırrı bir şekilde devam etmektedir. Bugün, modern astronomi, gözlemlerle bize büyük galaksiler hakkında bilgi sunsa da, bu bilgiyi anlamlandırma biçimimiz, oldukça derin bir felsefi tartışma alanı yaratmaktadır. Peki, en büyük galaksinin adı nedir? Astronomik bir soru olmanın ötesinde, bu soru bize varlık, bilgi ve gerçeklik hakkında felsefi bir perspektif sunar. İnsanlar,…
10 YorumAnlaşamamak Boşanma Sebebi Mi? İlişkilerde anlaşmazlıklar, çoğu zaman en basit ve en anlaşılır sebeplerden biri gibi görülür. Fakat toplumsal yapıları anlamaya çalışan bir araştırmacı için, bu türden basit görünümlü durumlar daha derin ve çok katmanlı analizler gerektirir. Anlaşamamak, bir ilişkiyi bitirme sebebi midir, yoksa toplumun bireylere dayattığı normların bir sonucu mudur? Boşanma, her şeyin sona erdiği, dramatik bir olay gibi algılansa da, aslında içinde bulunduğumuz kültürel, ekonomik ve toplumsal yapıların bir yansımasıdır. Bugün, bir evliliğin sona ermesindeki sebepleri sadece bireysel değil, toplumsal bir perspektiften de inceleyeceğiz. Toplumsal Normlar ve Boşanma Toplumlar, tarihsel süreçler boyunca belirli normlar ve değerler inşa etmişlerdir.…
12 YorumNeden Z Kuşağı Denir? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Z Kuşağı… Bu kavramı duyduğumuzda aklımıza hemen bazı imgeler gelir: Dijital dünyanın içine doğmuş, teknolojiyle iç içe bir yaşam tarzına sahip, sosyal adalet ve çevre sorunlarıyla ilgilenen genç bireyler. Ama bir soruyu sormak lazım: Peki, bu kuşağa neden “Z” denir? Bu sorunun cevabı, hem küresel hem de yerel düzeyde, toplumsal dinamikler ve kültürel değişimlerle bağlantılı derin bir analiz gerektiriyor. Z Kuşağı’nın kimlik ve anlayışını sadece teknolojik bir devrimle değil, aynı zamanda kültürel ve sosyoekonomik değişimlerle de ele almak önemli. Gelin, Z Kuşağı’na neden “Z” denildiğini, bu kuşağın toplumlarda nasıl algılandığını…
12 YorumKafede Garson Ne Kadar Maaş Alır? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, insan ruhuna dokunan bir büyüdür. Her kelime, içinde bir anlam taşır; bir kelime, bazen bir hayatı değiştirebilir, bazen bir toplumu dönüştürebilir. Edebiyat da bu gücü derinlemesine işler, kelimelerle varlıkların, hikayelerin, dünyaların izlerini bırakır. Kafede garsonun maaşı gibi, sıradan görünen bir konu bile, derin bir edebi bakışla, toplumsal yapıları, değerleri ve insanlık halleriyle ilgilidir. Bu yazıda, bir garsonun maaşının ötesine geçip, bu maaşın edebi yansımalarını, karakterler üzerinden toplumsal yapılarla bağlantılarını inceleyeceğiz. Garsonluk ve Toplumsal Sınıf: Bir Edebiyat Teması Garsonluk, her toplumda farklı anlamlar taşır; ancak çoğu zaman toplumsal yapının…
14 Yorum