Tüm dünyada kalp hastalıkları artık 7’den 70′ e herkesin kapısını sıkça çalıyor

Tüm dünyada kalp hastalıkları artık 7’den 70′ e herkesin kapısını sıkça çalıyor

Sağlıksız beslenmeden hareketsizliğe, sigaradan strese birçok faktör hastalığın artışında önemli rol oynuyor. Kalp hastalıkları hakkında bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları bütün hızıyla devam etse de, toplumda yayılan bilimsellikten uzak iddialar, kalp hastalarının hayatını riske atıyor. Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, sosyal medyada sıklıkla karşımıza çıkan kalp sağlığı hakkında doğru bilinen yanlışları değerlendirdi.

Kalp hastalığı sanıldığı gibi bir yaşlılık hastalığı değildir. Gençlerde genetik geçişli kalp hastalıkları daha sık karşımıza çıkabilirken, sanayileşmenin beraberinde getirdiği sağlıksız beslenme ve alışkanlıklar sonucu yaşlılarda görülen kalp damar tıkanıklığı veya tansiyon gibi hastalıklar da beklenenden erken yaşta görülebilmektedir.

Özellikle çocukluk çağı obezite problemi kısa sürede küresel bir epidemi haline geldi. Her 10 çocuktan birinin fazla kilolu olduğu tahmin edilmektedir. Obezite; kalp ve damar hastalığına sebep olan yüksek kolesterol, hipertansiyon, tip2 diyabet ve metabolik sendroma neden olabilir. Erken dönem kardiyovasküler hastalıklar, genç erişkinlerde kontrolsüz bırakıldığı takdirde ilerleyen dönemlerde ciddi sağlık problemlerine sebep olabilmektedir. Ayrıca gençlerdeki kalp hastalıkları, tanı konulmamış ve tedavi edilmemiş konjenital (doğuştan gelen) kalp hastalıklarından kaynaklı olabilmektedir.

Kalp hastalıkları, kalp krizi dâhil olmak üzere, her yaşta meydana gelebilmektedir. Ateroskleroz denilen damar cidarında kolesterol plaklarının birikimi çocukluk çağından itibaren başlamaktadır; fakat çocukluk çağı obezite oranındaki artış ile bu durum daha da kötüleşmiştir.

Çocuklarda ve ergenlerde kalp hastalıklarının semptomları ve bulguları o kadar aşikâr olmayabilir. Yetişkin vakalardan farklı olarak, göğüs ağrısı çocuklarda nadiren kalp hastalığının göstergesidir. Bununla birlikte, egzersiz gibi yorucu aktivitelerle beraber göğüs ağrısı meydana gelirse, hekime başvurulmalıdır.

Çocuklarda ve ergenlerde görülen belirtiler şunlar olabilir;

Yaşıtlarına fiziksel olarak ayak uyduramama, yaşıtlarına göre daha az fiziksel eforla nefes nefese kalma, diş etlerinin veya dilin etrafının maviye dönmesi, fiziksel eforla baş dönmesi, kalp çarpıntısı, bayılma.

Yanlış: Kalp krizi genetik geçişlidir

Aterosklerotik Koroner Arter Hastalığı; angina pektoris, kalp krizi ve ani kardiyak ölüm gibi aterosklerozun komplikasyonlarından oluşan geniş bir klinik yelpazedir. Koroner Arter Hastalığı, sanayileşmiş toplumlarda önde gelen ölüm nedeni olmaya devam etmektedir. Koroner Arter Hastalığının gelişiminde genetik faktörlerin rol aldığı tahmin edilen ailelerde uzun dönem klinik takip sonuçlarına göre kalıtsallığının yaklaşık %50 ila %60 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Ancak en az genetik kadar önemli olan beslenme, sigara, hareketsiz yaşam tarzı ve stres gibi faktörler de, kalp sağlığını olumsuz yönde etkileyen diğer hastalıkları tetikledikleri gibi kalp krizini de tetiklemektedir.

Yanlış: Kalp hastalığı bir erkek hastalığıdır

Kalp ve damar hastalıkları, kadınlarda erkeklere göre 7 ila 10 yıl daha geç gelişmektedir ve 65 yaş üstü kadınlarda başlıca ölüm nedenidir. Kadınlardaki kalp hastalığı riski, kadınların kalp ve damar hastalıklara karşı ‘korunduğu’ yanlış algısı nedeniyle genellikle hafife alınmaktadır. Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketlerinden (NHANES) elde edilen son veriler göstermektedir ki; son yirmi yılda kalp krizi yaygınlığı orta yaştaki (35-54 yaş arası) kadınlarda artmakta iken benzer yaştaki erkeklerde azalmaktadır.

Doğurganlık döneminde maruz kalınan endojen östrojenin, kadınlarda aterosklerotik hastalığın ortaya çıkışını geciktirdiği varsayılmaktadır. Menopoz öncesi dönemde, kadınlarda kalp ve damar hastalığı görülme oranı düşüktür ve ağırlıklı olarak sigara içmeye bağlanır. Erken menopoza giren kadınların (<40 yaş) yaşam beklentisi, normal veya geç menopoza giren kadınlara göre iki yıl daha azdır.

Çoğu risk faktörü kadınlar ve erkekler için ortak olsa da risk faktörlerinin ciddiyetleri ve önemleri cinsiyete göre değişmektedir. Daha genç yaşlarda (<50 yaş) sigara içmek, kadınlarda erkeklere göre daha fazla olumsuz etkiye sebep olmaktadır ve günde içilen toplam sigara sayısı ile orantılı olarak daha büyük bir olumsuz etkiye sahiptir. Sigara içmek, ilk kez geçirilen kalp krizi riskini kadınlarda erkeklere oranla daha fazla arttırmaktadır. Menopoz öncesi genç kadınlarda sigara içmek, damar duvarının östrojene bağlı damar genişletici etkisini azaltmaktadır.

Kalp hastalığına erkeklerde, kadınlara göre daha sık rastlansa da; bunun sebebi kadınlarda daha atipik belirtiler göstermesi ve kadınların sağlık birimlerine daha az başvurması sonucu göreceli olarak daha az tanı almalarıdır. Kalp hastalığı cinsiyet ayırt etmeden herkesi etkiler.

Yanlış: Göğsün sol tarafına doğru yayılan ağrıların kalp krizine işaret eder

Sol taraftaki göğüs ağrısı, her dakikanın önemli olduğu bir kalp krizi veya yaşamı tehdit eden başka bir durumdan kaynaklanabilir. Siz veya yakınınızdaki birinin açıklanamayan sol taraflı veya göğüs orta hat ağrısı ile birlikte aşağıdaki durumlardan birisi mevcut ise acile başvurmanız gerekmektedir; Göğüste baskı veya sıkışma hissi, kollarda, boyunda, çenede, sırtta veya karında ağrı, nefes almada güçlük, halsizlik, sersemlik veya baş dönmesi, mide bulantısı ya da kusma.

Yanlış: Kalp hastalığı olanlar egzersiz yapmaktan kaçınmalıdır

İskemik kalp hastalığı (İKH), kronik kalp yetmezliği (KKY), aritmi ve kalp kapak hastalığı (VHD) dahil olmak üzere belirli kalp hastalığı türlerinden muzdarip yetişkin hastalar egzersiz programına başlamadan önce bir kardiyolog veya benzeri bir uzmana konsültasyon ve/veya değerlendirme için sevk edilmesi gerekir.
Artan fiziksel aktivite, evrensel olarak arzu edilen bir yaşam tarzı değişikliği olarak kabul edilmektedir. Kardiyovasküler sağlığın iyileştirilmesinde egzersizin önemli bir yardımcı olduğu gösterilmüştir. Randomize kontrollü çalışma sonuçlarında, iskemik kalp hastalığı olup düzenli egzersiz yapanlarda hastalığın progresyonunun (ilerlemesinin) yavaşladığı gösterilmiştir.

Her durumda, kalp hastalığı olan tüm hastaların klinik durumları bir egzersiz programına başlamadan önce ilgili uzmanlar tarafından dikkatlice gözden geçirilmelidir. Egzersiz katılımını sınırlayabilecek kardiyak ve kalp dışı sorunları ve muhtemelen egzersiz intoleransına katkıda bulunan diğer faktörleri belirlemek için öykü alma ve fizik muayeneye ek olarak, temel biyokimya ve elektrolitler için bir kan testi gerekebilir.

Yanlış: Kalp krizi sırasında öksürmek hayat kurtarır

Geçen yıl 364.000 kez paylaşılan bir Facebook gönderisi, kalp krizi geçiren yalnız insanların kalplerinin tekrar normal atmasını sağlamak için “tekrar tekrar ve şiddetle öksürerek” kendilerini kurtarabileceklerini söylüyor. Gönderi, sinir bozucu bir iş gününün ardından eve gelen ve kol ve çeneye uzanan şiddetli göğüs ağrısı yaşamaya başlayan bir kişiyi anlatıyor.

Bu durumdaki insanlara önce 911’i aramalarını, kapıyı açmalarını, böylece sağlık görevlilerinin içeri girip bir aspirin çiğnemesini tavsiye ediyor (Harvard Health tarafından desteklenen bir öneri). Cleveland Clinic’teki doktorlar, bunun gibi gönderilerin, ABD’deki en büyük doğal ölüm nedeni olan kalp krizi ile kalp durmasını karıştırdığını söylüyor.

Cleveland Clinic kardiyoloğu Steven Nissen, gönderide “Öksürük kalp masajı, kalp durmasının ardından bir veya iki dakika dolaşımı sürdürmenin etkili bir yoludur” diyor. “Ancak, kalp krizi geçiren bir hastada yararlı değil.” Kalp krizi sırasında hayat kurtarıcı olan tek şey tıkanan damarın açılması için bir an önce hastaneye ulaşmaktır. Öksürmek, müdahale edilebilir bir merkeze ulaşana kadar nabzı düzene sokarak hastaya zaman kazandıracaktır.

Yanlış: Yüksek iyi kolesterole sahip olmak kötü kolesterolü dengeleyebilir

Yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterol, diğer kolesterol türlerinin kan dolaşımınızdan atılmasına yardımcı olduğu için “iyi” kolesterol olarak bilinir. Daha yüksek HDL kolesterol seviyeleri, daha düşük kalp hastalığı riski ile ilişkilidir.HDL yani iyi kolesterol her ne kadar iç organlardaki ve damarlardaki yağlanmayı azaltmaya yardımcı olsa da, kötü kolesterol yüksek olduğu sürece damar tıkanıklığının önüne geçemez. Bu nedenle kalp hastalıklarının önlenmesinde asıl mücadele edilmesi gereken kötü kolesteroldür.

Yanlış: Kolesterol ilaçları karaciğere zarar veriyormuş. İlacı bırakmalıyım

Lipit düşürücü ilaç grubu olan Statinler, yüksek kan kolesterol düzeylerinden dolayı kardiyovasküler hastalık riski taşıyan kişilerde kolesterolu düşürmek için kullanılırlar. Bu ilaç grubu şu anda dünya çapında en sık kullanılan ve en çok satan reçeteli ilaçlardandır. Kliniklerden gelen cesaret verici veriler ışığında statinlerin kullanımı yakın geçmişte çarpıcı bir şekilde artmıştır. Kardiyovasküler hastalığın (KVH) birincil ve ikincil önlenmesinde bu ajanların yararlı etkileri üzerine çalışmalar mevcuttur.Hiçbir doktor hastasına zarar verecek bir ilacı reçete etmez. Hastalıklarımız için kullanmamız gereken her ilacın bize faydalı etkisi olduğu gibi yan etkisi de olacaktır. Doktorunuza düzenli kontrollere gittiğinizde bu etkileri takip edecek, fayda/zarar ilişkisini gözeterek ilaçlarınızı düzenleyecektir.

Yanlış: Kırklı yaşlara geldikten sonra herkes aspirin kullanmalıdır

Kardiyovasküler hastalık geliştirme riski yüksek ve kanama riski düşük olan 40 ila 70 yaş arasındaki bazı yetişkinler, düşük doz aspirin almayı düşünebilir. Kalp krizi, felç, koroner stent veya koroner arter baypas ameliyatı geçirdiyseniz, aspirin almaya devam etmelisiniz.
Çoğu sağlıklı yetişkin aspirine ihtiyaç duymaz. Aspirinin ötesinde, kalp sağlığını iyileştirmek ve daha uzun, daha sağlıklı bir yaşamın tadını çıkarmak için diğer önemli adımları atmaya devam edin. Bu adımlar arasında sağlıklı bir diyet yemek, egzersiz yapmak, sigara içmemek ve yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve diyabeti kontrol etmek yer alır. Bir zamanların ünlü şehir efsanesi olan bu yaklaşımın günümüzde herhangi bir geçerliliği yoktur, aksine kanama riskini arttırdığı kanıtlanmıştır.

Yanlış: Vitaminlerle kalp hastalığı riskini azaltmak mümkün

Geçmiş yıllarda E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerin kalp hastalıklarından koruyucu etkisi olabileceği düşünülmüş olsa da yeni ve geniş çaplı çalışmalarda kayda değer bir faydaları gösterilememiştir. Sağlıksız bir yaşam tarzı değişiklikleri ve beslenmeniz varsa hiçbir vitamin sizi koruyamaz.

Yanlış: Kalp hastaları hiç yağ tüketmemelidir

Zeytinyağı, kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Amerikan Kalp Derneği’nin Epidemiyoloji ve Önleme/Yaşam Tarzı ve Kardiyometabolik Sağlık Bilimsel Oturumlarında sunulan çalışmada, 1990’dan 2014’e kadar 63.867 kadın ve 35.512 erkek incelendi. Araştırmanın başlangıcında kanser, kalp hastalığı ve diğer kronik hastalıklardan birine sahip kişiler çalışma dışında tutuldu. Her dört yılda bir, diyetleri ve yaşam tarzlarıyla ilgili anketleri yanıtladılar.
Araştırmacılar, her gün yarım çorba kaşığı zeytinyağı tüketenlerin herhangi bir kardiyovasküler hastalığa yakalanma riskinin %15, koroner kalp hastalığı riskinin ise %21 daha düşük olduğunu buldu. Bir çay kaşığı tereyağı, margarin, mayonez veya süt yağının aynı miktarda zeytinyağı ile değiştirilmesi, kardiyovasküler hastalık riskini %5 ve koroner kalp hastalığı riskini %7 oranında azalttı. Kalp hastaları tereyağı, margarin, kaymak, krema benzeri doymuş yağları tüketmemelidirler. Akdeniz diyetinde bulunan zeytinyağına aşırıya kaçmadan günlük diyetlerinde yer verebilirler.

Yanlış: Kahve ve bitter çikolata kalp ve damar sağlığı açısından faydalıdır

Çay ve kahve, içlerinde bulunan teofilin ve kafein nedeniyle enerji verirken kalp hızını da arttırır. Bu da ritim bozukluğu olan hastalar için sakıncalı olabilir. Kakaonun içeriğinde bulunan flavanol sebebi ile özellikle tansiyon ve kolesterol üzerine olumlu etkileri gösterilmiş olsa da, ham kakaonun işlenip marketlerde çikolata olarak tüketime sunulması sürecinde flavanollerin faydalı etkisi büyük oranda kaybolur ve böyle bir fayda görebilmek için yüksek miktarlarda tüketilmesi gerekir. Bu nedenle kalp hastalığından korunması için kahve ve çikolata tüketiminin önerilmesi yersiz olacaktır.

Yanlış: ‘Limonlu su içiyorum, sarımsak yiyorum tansiyonum düşer’

Halk arasında çok bilinen bir efsane daha. Tabir-i caizse kocakarı ilaçları olarak bilinen bu gibi şeylerin tansiyon üzerine bir faydası yoktur, sık tüketimleri ise mide rahatsızlıklarına neden olabilir. Ancak tansiyonu düşen biri, içerdiği tuzun tansiyon yükseltici etkisi nedeniyle ayran tüketebilir.

Yanlış: Sigarayı yıllar sonra bırakmak kalp sağlığı için yarar sağlamaz

En sağlıklısı sigaraya hiç başlamamak olsa da, zararın neresinden dönülse kardır ve sigara ne zaman bırakılırsa bırakılsın, kalp sağlığı üzerindeki zararlı etkisi de mutlaka azalacaktır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

× Kilisin Sesi' ne hoş geldiniz.