İçeriğe geç

Asır ve muasır ne demek ?

Asır ve Muasır Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından İnceleme

İstanbul’da yaşıyorum, bu şehirde her an farklı bir hikaye var. Sokaklarda, toplu taşımada, iş yerinde, her köşe başında gözlemlediğim şeyler bazen birer ders gibi oluyor. Bugün, yıllardır duyduğumuz ve sıklıkla karşılaştığımız bir kavramdan bahsetmek istiyorum: Asır ve muasır. Bu iki kelime, aslında sadece birer zaman dilimini ifade etmekle kalmıyor, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli kavramlarla nasıl ilişkilendiğini görmek, düşündüğümden çok daha fazla derinlik taşıyor.

Asır ve Muasır Ne Demek?

Kelime anlamı olarak “asır” bir yüzyıl demek. Tarihsel olarak, bir dönemi ya da devri simgeler. “Muasır” ise “çağdaş” anlamına gelir ve daha çok çağımıza, şu anki zaman dilimimize hitap eder. Asır, geçmişi ifade ederken, muasır, geleceği, günümüzü ya da bugünü anlatır. Ancak, bu terimler sadece dilde değil, toplumsal yapıların içinde de yer edindiği zaman çok daha anlamlı hale gelir.

Özellikle “muasır” kavramı, toplumların modernleşme, gelişim ve çağdaşlaşma süreçlerine dair bir gösterge olurken, “asır” da geçmişten gelen değerler, normlar ve hatta toplumsal cinsiyet rollerine dair bir miras taşıyor.

Asır ve Muasır’ın Toplumsal Cinsiyet Üzerindeki Etkisi

Bir gün sabah işe gitmek için otobüse bindiğimde, yanı başımda bir anne, 6 yaşlarında bir oğluyla birlikte oturuyordu. Çocuk, annesine sürekli olarak bir şeyler soruyordu, neşeyle ama bir o kadar da merakla. O sırada, gözlerim başka bir kadına kaydı. Kadın, çocuklarına çok dikkatli bir şekilde bakıyor, ama bir taraftan da telefonuna mesaj atıyordu. Bir an, kadının yaşadığı toplumsal baskıyı düşündüm. Bu kadın, annelik rolünü yerine getirirken aynı zamanda iş hayatında da var olmalıydı. Birçok kadının olduğu gibi, bu kadının da “muasır” olma çabası vardı; ama diğer yandan, geleneksel “asır”ın dayattığı anne kimliği ile modern dünyanın talep ettiği iş gücü arasında sıkışıp kalmıştı.

Asır ve muasır, toplumsal cinsiyetin normlarıyla bağlantılıdır. Asır, kadın ve erkek rollerinin, aile içindeki yerlerin, erkek egemen toplumların dayattığı normların belirleyicisiyken; muasır, kadınların çalışma hayatına katılımını, kadınların toplumsal eşitlik mücadelesini, aile içindeki eşitlik talebini simgeliyor. Ancak, bazen bu iki kavram birbirine zıt gibi durur. “Eski” toplumsal normlarla “yeni” çağdaş değerler arasında sıkışmış bir kadın, hem eski dönemin beklentileriyle hem de çağdaş toplumun öngördüğü yeni kimliklerle var olmaya çalışır.

Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Asır ve Muasır

Asır ve muasır kavramlarının çeşitlilik ve sosyal adaletle olan ilişkisi de oldukça önemli. İstanbul’daki bir kafede, genç bir grup insanla sohbet ediyordum. Çeşitlilik üzerine konuştuk, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, LGBT+ hakları ve ırkçılık gibi pek çok konu açıldı. Asır, geçmişte bu tür konulara bakış açısının dar olduğu, hatta göz ardı edildiği bir dönemi simgeliyor. Oysa muasır, herkesin haklarını savunduğu, eşitlikçi bir bakış açısını benimseme dönemini ifade eder. Ancak bu, kolay bir geçiş değil.

Sosyal adalet mücadelesi, asırdaki adaletsizlikleri, ayrımcılığı, ırkçılığı ve cinsiyetçi yaklaşımları ortadan kaldırmaya çalışırken, muasır bir dünyada bu eşitsizliklerle daha doğrudan yüzleşiyoruz. Geçmişte bir kadının ya da LGBT+ bireyinin sokakta özgürce yürüyebilmesi, bir lüksken, günümüzde bu, bir hak haline gelmeli. Ancak, İstanbul’un kimi semtlerinde hala eski değerler, eski asırların etkisiyle bu haklar tehdit altında. O yüzden bazen “muasır” olmaya çalışan bir grup insan, hala “asır”ın etkilerinden sıyrılamıyor.

Sözde Çağdaşlık ve Gerçek Adalet

Toplumsal cinsiyet eşitliği, aslında sadece “muasır” bir ideal değil, aynı zamanda pratikte uygulanması gereken bir taleptir. Mesela, işyerinde erkeklerin kadınlardan daha fazla maaş aldığı bir durum hâlâ var. Hâlâ kadınların, erkekler kadar rahat bir şekilde kendi haklarını savunamadığı, baskılarla mücadele ettiği bir toplumda yaşıyoruz. Bazen “çağdaş” kavramı, aslında bu sosyal eşitsizliklerin üzerini örten bir örtüye dönüşebiliyor.

Bir başka örnek: Her gün sabah işe gitmek için metroya bindiğimde, vagonun içinde çoğu zaman kadınların daha tedirgin olduğunu gözlemliyorum. Birçok kadın, sadece erkeklerin egemen olduğu bu alanlarda yer bulabilmek için mücadele ediyor. “Muasır” bir toplumda, kadınlar sokakta rahatça yürüyebilmeli, gece geç saatte bile özgürce gezebilmelidir. Ancak, “asır”daki toplumsal korkular ve normlar, hâlâ kadınların özgürlüğünü kısıtlayan bir engel olmaya devam ediyor.

Asır ve Muasır’ın Sosyal Adaletle İlişkisi

Sonuçta, asır ve muasır kavramları, toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet bağlamında çok şey anlatıyor. Eski zamanlardan gelen normlar ve yeni çağın getirdiği eşitlikçi bakış açıları, bazen birbiriyle çelişiyor. Ama bu çelişkiler, bir yandan da toplumsal değişimi ve gelişimi beraberinde getiriyor. Asırdaki toplumsal roller ve normlar, muasır dünyada sorgulandı, yenilendi, değişti. Ancak hâlâ yapılması gereken çok şey var.

İstanbul sokaklarında, otobüslerde, kafelerde ve iş yerlerinde gözlemlediğim her bir olay, bana aslında birer ders gibi. Asır ve muasır, toplumsal cinsiyetin, çeşitliliğin ve sosyal adaletin üzerinde sürekli bir dönüşüm geçiriyor. Bu dönüşümü anlamak ve ona katkıda bulunmak, yalnızca “çağdaş” olmakla kalmaz, aynı zamanda hakları savunmak, eşitlikçi bir toplum yaratmak adına attığımız en önemli adım olur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://grandoperabetgiris.com/tulipbetgiris.org